Monthly Archives: Şubat 2013

Ihlara Vadisi’nde 32 Özgün Tür Tespit Edildi

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca Ihlara Vadisi’nde yapılan çalışmalarda 256 bitki türü tespit edildi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü çalışanlarınca doğal ve arkeolojik sit alanı kapsamındaki Ihlara Vadisi’nde araştırma yürütüldü.
Araştırmalarda, 55 familyadan 185 cinse ait 256 bitki türü saptandı, bunlardan 32 tanesinin yöreye özgü olduğu belirlendi.
Bölgenin en önemli akarsuyu niteliğindeki Melendiz Irmağı’nda da 5 balık türü tespit edildi.
Bu türlerden en çok yakalanan, yöresel adı ”Pullu” olan tatlı su kefali oldu. Dere kayası balığı ise bölgeye özgü balık türü olarak gözlemlendi.

Gündem

Ekonomide Yeni Bir Rekor: Yoksulluk

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın sosyal yardım verileri Türkiye’nin adeta yardımlarla ayakta kaldığını gösteriyor. Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan 9 milyon 203 bin 853 kişi ‘muhtaç’ olarak tanımlanarak sigorta primleri devlet tarafından karşılanıyor. Bir yılda 1.3 milyon kişiye sosyal yardım, 2 milyon aileye de kömür yardımı yapılıyor.
65 yaşını doldurmuş, güçsüz, engelli ve kimsesizlere aylık bağlanmasını düzenleyen yasa kapsamında yılda yaklaşık 1.3 milyon kişiye sosyal yardım yapılıyor. Bu kapsamda, 797 bin 426 kişi yaşlılık, 293 bin 141 kişi özürlü, 187 bin 711 kişi malul, 59 bin 558 kişi 18 yaş altı özürlü ve 153 kişi silikozis yardımı olmak üzere yılda toplam 1 milyon 337 bin 989 kişi sosyal yardım alıyor.
2012 yılından itibaren yeşil kart sahiplerinin GSS kapsamına alınmasıyla birlikte devlet tarafından karşılanacak prim oranı “muhtaçlık düzeyine” göre belirlendi. 2011 yılında 8 milyon 928 bin 943 kişinin yeşil kartı iptal edildi. Ocak-Eylül 2012 döneminde 13 milyon 335 bin kişinin muhtaçlık değerlendirmesi yapıldığı yeni sisteme göre, aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan 9 milyon 203 bin 853 kişi muhtaç olarak tanımlanarak sigorta priminin tamamı devlet tarafından karşılanmaya başlandı. Buna göre, hiçbir sosyal güvencesi olmayan yeşil kart sahibi yoksul yurttaşın sayısı 2012 yılında 274 bin 260 kişi arttı.
Yeni sistemde muhtaç olarak tanımlanan kişilerin Türkiye’nin 2013 nüfusuna oranı yüzde 12.3 olarak hesaplanıyor. Başka bir deyişle ortalama her 8 kişiden biri muhtaç durumda. Muhtaç olarak tanımlanan kişilerin aylık geliri 261 TL’nin altında kalıyor. Aylık geliri asgari ücret ile asgari ücretin üçte birlik tutarı arasında arasında olan 3 milyon 639 bin 754 kişinin de sigorta priminin bir bölümü devlet tarafından karşılanıyor.

Çalınan Telefonun Erişiminin Engellenmesi

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), cep telefonu çalınan vatandaşların, telefonu erişime engellemek amacıyla 24 saat boyunca kurum bünyesinde faaliyet gösteren Bilgi ve İhbar Merkezi’ni arayabileceklerini duyurdu. Sanal alemden vatandaşların şikayetlerini cevaplandıran BTK, “Kurumun çalınan, gasp edilen veya kaybedilen telefonları bulmak ve ilgili kişiye teslim etmek gibi görevleri bulunmamaktadır.” açıklamasında bulundu.
Cihazını kaybeden veya çaldıran vatandaşların izleyecekleri yolla ilgili abonelerin sorularını cevaplandıran BTK, kurum sistemine kayıtlı olan elektronik kimlik bilgisini haiz cihazı çalınan, yağmalanan, kaybeden veya her ne suretle olursa olsun rızası dışında elinden çıkan vatandaşların cihazın, elektronik haberleşme bağlantısının kesilmesi için öncelikle bilgi ve ihbar merkezine başvurabileceğini duyurdu. Telefonu çalınan veya kaybolan abonelerin, günün 24 saati ‘444 9 777 – 0312 232 23 23’ numaralı Bilgi ve İhbar Merkezi’ni arayarak, verilen bilgilerin doğrulanması halinde cihazın haberleşme şebekesinden hizmet almasının engellendiği belirtildi.

Kayıp/çalıntı ihbarının gerçekleşmesi için hat sahibi olan kişinin telefon ile ihbarda bulunmasının gerektiğinin vurgulandığı açıklamada, “İhbar sırasında kişinin vermiş olduğu bilgiler doğrulanmak üzere ilgili GSM İşletmecisine iletilmekte ve kişinin verdiği bilgilerin doğrulanması halinde cihazın haberleşmeye kapatılması işlemi gerçekleşmektedir.

Savcılık ve mahkeme kararı ile kapatılan ya da Bilgi ve İhbar Merkezi’ne yapılan kayıp/çalıntı ihbarları doğrultusunda kapatılan cihazlara ilgili GSM işletmecisi tarafından ‘yasal uyarı, IMEI numaralı cihaz çalıntıdır, en yakın kolluk kuvvetine teslim ediniz’ içeriğinde mesaj gönderilmektedir. İhbarda bulunulduktan sonra cihaza ait IMEI numarası ‘http://www.mckstk.gov.tr/node/56’ adresinden sorgulandığında ‘çalıntı ihbarı yapılmış cihaz’ olarak görülmektedir. İhbar doğrulandıktan sonra yapılan sorgulamada söz konusu ifade ‘çalıntı cihaz’ ibaresine dönüşmektedir. İhbarı doğrulanmayan kişilere kısa mesaj (SMS) gönderilmesi sureti ile bilgi verilmektedir. Ayrıca, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun Bilgi ve İhbar Merkezi’nin aranması suretiyle de ihbar sonucu öğrenilebilmektedir.” ifadeleri yer aldı.

Ekonomide Gelişme:Kredi Kartı Sayımız 54 Milyona Ulaştı!

Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) nın verilerine göre 2012 yılında toplam kredi kartı sayısı yüzde 6 oranında artış göstererek 54 milyon adede ulaşırken, banka kartı sayısı yüzde 11 oranında artış ile 91 milyon adede ulaştı.
BKM verilerine göre 2012 yılı, kartlı ödemelerin sağlıklı büyümesini sürdürdüğü ve daha yaygın kullanıldığı bir yıl oldu. Kredi kartlı ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasında önemli yer tutan POS cihazı sayısında 2,1 milyon adet oldu. Böylece Avrupa’da lider konumunu sürdürdü.
2011 yılı verileri ile karşılaştırıldığında, kredi kartı sayısı yüzde 6 oranında artarak 54 milyon adede ve banka kartı sayısı yüzde 11 oranında artış ile 91 milyon adede ulaştı. Yılın tamamında kredi kartları ile yapılan alışveriş tutarı yüzde 25 oranında artışla 332 milyar lira olurken, banka kartlarında yüzde 36 oranında artarak 16 milyar lira olarak gerçekleşti.
2011 yılında bu rakamlar kredi kartları için 266 milyar lira iken, banka kartları için 12 milyar lira idi. Yine BKM’nin verilerine göre, 2012 yılında banka kartları ile gerçekleştirilen ödemeler, 2006 yılına göre 10 kat arttı.
2012 yılında her yedi kartlı ödemeden biri banka kartı ile gerçekleştirilirken, tüm kartlı ödemelerde işlem başına 124 lira tutarında alışveriş yapıldı.

BKM’nin verilerine göre, 2012 yılında gerçekleştirilen kartlı ödemelerde en çok işlem yapılan sektörler arasında, yüzde 29 oranıyla market alışverişleri ilk sırada. Bu sektörü yüzde 12 oranı ile giyim ve yüzde 11 oranı ile akaryakıt alışverişleri takip ederken, dördüncü sırayı yüzde 9 oranı ile yemek ödemeleri aldı. En çok alışverişin yapıldığı market, giyim ve yemek ödemelerinde ortalama işlem tutarının 100 liranın altında olduğu dikkat çekmekte.

2012 yılında gerçekleşen kartlı işlemlerin yüzde 8’inde, kart sahipleri taksit imkanından faydalandı. Taksitli işlem oranının en yüksek olduğu sektör ise her 10 alışverişten 3’ünün taksit ile yapıldığı giyim ve aksesuar oldu. Taksitlendirilen tüm işlemlerde, ortalama işlem tutarı ise 415 lira oldu.
2012 yılında, internetten yapılan kartlı alışverişler, yüzde 34 oranında artış göstererek, 31 milyar lira tutarına ulaştı. 2011 yılında bu rakam 23 milyar lira tutarında idi. BKM verilerine göre 2012 yılında, toplam 54 milyon adet kredi kartının, 19 milyon adedi ile internetten alışveriş yapıldı.
BKM verilerine göre, 2012 yılında, 35 lira ve altındaki ödemelerin şifre girilmeden hızlı biçimde tamamlanmasını sağlayan temassız ödeme özelliğine sahip kartların kullanımı arttı. 2012 yılı sonu itibariyle, kullanımdaki 54 milyon kredi kartının yüzde 16 oranındaki bölümünü temassız ödeme yapabilen kartlar oluşturdu.

BKM verilerine göre, kartlı ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasında önemli yer tutan POS cihazı sayısı artışı, 2012 yılında yüzde 8 oranında büyüyerek 2,1 milyon adede ulaştı. Bu rakam ile Türkiye, Avrupa’da en çok POS cihazına sahip ülke olma özelliğini 2012 yılında da sürdürdü.
2012 yılı sorunlu alacak oranlarının azalmasıyla da sektör adına olumlu bir yıl oldu. BKM verilerine göre, bireysel kredi kartlarında, sorunlu alacak oranı 2010 yılını yüzde 8 ve 2011 yılını yüzde 5,9 oranları ile tamamlarken, 2012 yılında daha da azalarak yüzde 5,1 seviyesine kadar geriledi.

Cep Telefonlarının Ne Kadar Pis Olduğunu Biliyor Muyuz?

Akıllı telefonlarda yaşayan bakterilerin görüntüsü insanı ürkütürken, sayılarının da tuvaletlerdekini 18 kat aştığı belirtiliyor
Sanat çalışması gibi görünen bu fotograf aslında bir bakteriye ait. Bilim insanlarının “akıllı telefon bakterileri” olarak adlandırdığı bu canlılar, bizimle sürekli içiçe.

İngiltere’deki Surrey Üniversitesi Mikrobiyoloji bölümü öğrencileri cep telefonlarına yakından bakmaya karar verince bakterileri fark ettiler. İnanması zor ama cep telefonlarında tuvaletin 18 katı daha fazla bakteri bulundu.

Öğrenciler, bakterileri laboratuvarlarda ürettiler ve geliştirdiler. Cep telefonunu bakteri üretme kaplarına koyan öğrenciler, 3 gün sonra bu garip yaratıkları görüntülediler. Üniversiteden Doktor Simon Park, cep telefonlarının sadece iletişim aracı olmadığını, bizim kişisel izlerimizi de taşıdığını söylüyor.
Tabii aynı zamanda yediklerimizi, içtiklerimizi de telefonlara bir şekilde bulaştırıyoruz. Üniversitede süren çalışmalar sırasında bakteriler fotoğraflandı ve bu görüntüler büyütüldü. Bu bakterilerin tümü, iğrenç görünmelerine karşın zararlı değil.
Ancak, Staphylococcus aureusgibi tehlikeli bazı bakteriler de telefonlarda görülebiliyor. Bu bakteri, “Hastane infeksiyonu” olarak adlandırılıyor.
Akıllı telefonların klavye ve benzeri bir dizi tuşa sahip olması, daha çok bakteri taşımalarına neden oluyor. Eski tip telefonlar bu nedenle daha az pis olabilir.
Bu bakterilerden kurtulmanın yolu var mı? En iyi yöntem telefonları temiz tutmak ve mümkün olduğu kadar sık silmek. Cep telefonlarında tuvaletlere oranla 18 kat daha fazla bakteri olduğunu belirten uzmanlar, ıslak mendillerin kullanılmasını öneriyor.
Cep telefonlarına bakteri bulaştırmamanın yollarından birisi de, tuvalete giderken, telefonu dışarda bırakmak. Bakterilerin çoğu elden telefonlara geçtiği için, ellerin temizliği, telefona yabancı kişilerin dokunmamasına izin vermemek de çözüm olabilir.
ntvmsnbc

Açlık, Yoksulluk ve Gelir Dağılımı

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının, ailelerin gelir durumunu gösteren Aile Yapısı 2011 Raporu yayımlandı. On bin aileye sorularak yapılan anket sonuçlarında ailelerin gelir durumu içler acısı.
Nüfusumuzun 59 milyonu 1.200 TL ve altında bir ücretle geçiniyor.
Türkiye’de her 100 aileden 72’si aylık 1.200 TL’nin altında bir gelirle yaşıyor.
Her 100 aileden 93’ünün aylık geliri 2.500 TL’nin altında. Bu durumda her yüz ailenin 21’inin geliri 1.200-2.500 TL arasında.
Her 100 ailenin 42’sinin geliri 800-1.200 TL aralığında.
Türkiye’nin nüfusu 2012 sonu itibarıyla 75 milyon 627 bin 384 kişi. Bir ailenin ortalama 4 kişi olduğunu kabul edersek yaklaşık 19 milyon aile var diyebiliriz. Bunun yüzde 93’ü yani 17.6 milyon aileye yani 70 milyona düşen gelir aylık 2.500 TL’nin altında.
Her 100 aileden 9’u aylık 400 TL ve altında bir para ile geçiniyor. Bu 1.7 milyon aile ve 6.8 milyon kişi demektir. Nüfusumuzun yaklaşık 7 milyonu 400 TL ve altında bir gelirle geçinmeye çalışıyor.
Geliri 400-1.200 TL arasında olan kişi sayısı 52 milyon kişi. 7 milyonu da eklediğimizde 59 milyon kişi 0-1.200 TL arasında bir gelir ile geçiniyor demektir. En önemli rakam bu. Nüfusumuzun 59 milyonu 1.200 TL ve altında bir ücretle geçiniyor.
Bu parayla insanlar nasıl geçiniyor?
Bu parayla geçinmeye olanak yok. Burada ek gelir devreye giriyor. Kentlerde hane halkının yüzde 14.4’ü ek iş ve gelir elde ediyor. Kırsal kesimde bu oran yüzde 21.4’e çıkıyor.
Kentlerde her 100 aileden 10’u sosyal yardım alırken kırsalda bu sayı 14.8 olarak görülüyor.
Belediyelerden yardım alan çok. İstanbul’da yüzde 40.9 oranında yardım alınırken bu Ankara’da yüzde 82.5 oranına çıkıyor; bu durumda Ankara Belediyesi daha iyi çalışıyor diyebiliriz! İzmir’de bu oran yüzde 41.5
Aşevleri, burs yardımları, zekâtlar ve diğer yardımlar devreye giriyor.
Yaklaşık 59 milyon kişi 1.200 TL aylık ile geçinmeye çalışırken hayırsever kişi ve kuruluşların yardımları ile bu yaşam mücadelesi iyi kötü yürüyor.