Karahayıt’tan Mektup Var

Denizli’nin doğal ve kültürel zenginlikleri arasında en ünlüsü elbette UNESCO’nun da Dünya Mirası Listesi’ndeki en eski “termal” kentlerinden Pamukkale, tarihteki adıyla, Hierapolis… Kaplıca sularındaki karbonatla beyazlaşan travertenleri “pamuk” gibi olduğundan Türkçe adını bu özelliğinden almış.
“Şifa merkezi” niteliğini “kırmızı kaplıca suları”ndan alan, Pamukkale’nin komşusu “Karahayıt” da bölgedeki termal turizminin diğer yerleşimi. Evlerini “pansiyon” olarak düzenleyen Karahayıtlılar, yerli ve yabancı ziyaretçilere yıllardır ev sahipliği yapıyor.
Bu özverili ve halkla bütünleşen turizm hizmetinin yine yerli halk tarafından daha uygar koşullarda sürdürülebilmesini sağlamak, öteden beri en önemli beklentiydi. Ne var ki başlatılan “kentsel dönüşüm”, adeta “Karahayıt’ın pazarlanması”nı amaçlıyor!
TOKİ’nin “dönüşüm binaları”, belde halkının ödeyemeyeceği yüksek fiyatlar yüzünden “yabancılara satış”a çıkarılırken “tip proje”lerden oluşan karaktersiz mimariyle “kasaba” kimliği de tarihe gömülüyor.
İşte bu süreci sorgulamak, Karahayıt’ın “Karahayıt” olarak kalması ve yerli halkın turizm hizmetinin devamı için Mimarlar Odası’nın Denizli ve Antalya şubelerince düzenlenen etkinliği okurlarımızla da paylaşmıştım.
“Kentsel dönüşüm darbesi”ne karşı direnen Karahayıt Belediyesi’nin yeni yasayla “kapatılması” nedeniyle “Katmerli Dönüşüm” başlığıyla kaleme aldığım yazıda özetle demiştim ki, “pansiyonculuğu desteklemeyen, halkın turizme hizmetini esas almayan, insana değil ranta yönelik bir dönüşüm Karahayıt’ın sonu olacaktır”.
İşte bu uyarılarımızın “abartma” değil “gerçek” olduğunu kanıtlayan bir e-mektup aldım 22 Mart’ta.. İletiyi, kentsel dönüşümün “hangi amaçlar” için uygulandığını göstermesi nedeniyle aktarıyorum.
“Ben Karahayıt halkındanım. Geçimini pansiyonculukla sağlayan bir Türk vatandaşıyım. Yazınız biz Karahayıtlıları mutlu etti. Bu bağlamda aktarmak istediklerim uygunsa köşenizde yazmanızı isterim.
Bildiğiniz gibi Karahayıt’ta uygulanan projenin ‘fay çatlağı üzerinde olan binaları temizlemek ve çarpık yapılaşmayı önleme amaçlı’ olduğu konuşuluyor. Yeniden planlanan ve ‘turizm tesis alanı’ diye adlandırılan bölgenin eskiden ‘bataklık’ olduğu tüm kamuoyundan saklanıyor. Faydan kaçarken binaları çatlamaktan kurtarırken şimdi de binaları yere gömmeyi hedefliyorlar.
Var olan projenin detaylarında ve protokol zamanında, fizibilite çalışması yapıldığı ve fiyatlandırmanın belli olduğu söylenmesine rağmen, yüklenici firmaya 37 milyon TL gibi bir meblağa verilmesine rağmen, yapılacak yolların, okulların, altyapı çalışmalarının tutarlarını da biz Karahayıt halkına yüklemek istediklerini, böylece toplam proje maliyetinin 70 milyon TL gibi bir rakama çıktığını sanırım bilmiyorsunuzdur.
Kentsel dönüşüm projelerinin halkı refah düzeyine ulaştırmak; olası doğal afetlerden korumak amacıyla yapıldığını sanan biz Karahayıtlılar, bu proje ile elimizden Karahayıt’ın alındığını düşünüyoruz.”
Karahayıt’taki kentsel dönüşüm uygulamasının ilgili ve sorumlularından mektuba açıklama getirmelerini bekliyoruz.

Oktay Ekinci

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s