Monthly Archives: Mayıs 2013

Bütün Kış Tek Ampulle Isındı

Türkiye’nin en az enerji tüketen ve en çevreci ilk ‘Pasif Ev’ i Urla’da inşa edildi.

Ev yıllarca İtalya’da güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji sistemleri üzerinde çalışan Alman Gerd ve Türk eşi Uğur Gül Ketelhake tarafından yaptırıldı. Ketelhake çifti Türkiye’de konutların yüzde 85’inde ısı yalıtımı olmadığı ve Avrupa’nın en fazla yeni konut yapılan ülkesi olduğunu görünce bu büyük pazara gelmeye karar verir. Çift önce İzmir Urla’da bir arsa satın aldı. Daha sonra yalıtım sektöründe iyi bilinen Dow Chemicals, Mardav, Kalekim ortaklığıyla kurulan ‘Blue Safe Mavi Kale’ firmasının öncülüğünde Türkiye’nin ilk ‘Pasif Ev’ini yaptılar.

Hürriyet internet sitesinde Selim TÜRSEN ‘in haberine göre, İzmir’de standartlar 3 cm olmasına rağmen 16 cm kalınlığında mantolama ve özel pencerelerle ısı kaybı önlenerek inşa edilen evde edilen bir yıl sonra alınan sonuç ise harika. İki çocuklarıyla birlikte yaşayan Ketelhake ailesi toplam 300 metrekarelik evi ısıtmak veya soğutmak için son bir yılda herhangi bir enerji faturası ödemedi. Mazot, doğalgaz, odun, kömür almayan klima çalıştırmayan aile bütün bir yılı ortalama 20 ile 26 derece sıcaklıkta geçirdi. Komşularının kömür masrafı ise geçen yıl 5 bin lirayı buldu.
Yüzde 14 ek maliyet
Özel bir havalandırma sistemi bulunan ve maliyeti normal inşaat maliyetlerinden sadece yüzde 14 fazla olan Türkiye’deki ilk Pasif Ev’in sahibi Gerd Ketelhalke Almanya’daki standartlarına uygun tasarlanan evi şöyle anlatıyor: “Almanya’daki Passive House Institute (Pasif Ev Enstitüsü)’ün önerileriyle projelendirdik. Camların konumu kışın güneşi maksimum seviyede alacak, yazın güneşten etkilenmeyecek şekilde. Isı geçirgenliği çok düşük olan camlar tercih ettik. Argon gazının yer aldığı iki katlı cam kullandık. Bu evde çok özel bir havalandırma sistemi bulunuyor. Teras çatıda uyguladığımız drenaj sistemi ile yağmur suyu yer altına gömülü 20 tonluk su tankında toplanıyor. Yine güneş enerjisinden sıcak su elde edilmesi için 10 metrekarelik güneş panelleri yaptırdık.”
Türkiye’nin ilk ‘Pasif Ev’ini yaptılar
URLA’da inşa edilen Türkiye’nin ilk ‘Pasif Ev’inde ısı kaybı sıfır. 300 metrekarelik evin ısıtması için 1 ampul, bilgisayar fanı ve vücut ısısı yetti. Evin sahibi Uğur Gül ve Gerd Ketelhame çifti doğalgaz, odun, kömür için para ödemedi. Aylık elektrik gideri sadece 100 TL oldu.

Evlerde Enerji Tasarrufu için Altın Tavsiyeler

Hürriyet internet sitesinde yeralan bir araştırmaya göre, fişten tamamen çıkartılmayan cihazlar, hane başına 50 ile 100 Euro (120-250 TL) arasında maliyete yol açıyor. Almanya´daki tüm evler dikkate alındığında enerji kaybının ekonomik bedeli 3,3 Milyar Avro´ya (7.8 milyar TL) ulaşıyor.
Türkiye Araştırmalar Merkezi Vakfı´nın, Ecolog Enstitüsü ile birlikte yürüttüğü iklim koruması projesi KLİMİG adına açıklama yapan proje yöneticisi Caner Aver, Türk tüketicileri, evlerdeki gereksiz enerji israfına karşı uyardı.

Aver, tamamen kapatılmayıp, bekleme modunda (Stand-By) tutulan cihazların da enerji tükettiğine dikkat çekerek, bu şekilde kullanılmadan enerji harcayan cihazların aile bütçesine 100 Euro (235 TL) dolayında maliyet getirdiğini bildirdi.
Diğer yandan uzmanların tavsiyelerine uyulursa dört kişilik hanelerde yıllık 400 Euro´ya (940 TL) kadar tasarruf rakamına ulaşılabiliyor.

Elektronik cihazların ışıklarının yanıyor olmasının veya saat gibi sayaçlarının çalışmasının cihazın bekleme modunda olduğunu işaret ettiğini bildiren Aver, “sadece bu şekilde kapalı tutulan bir televizyon dahi 15 Euro´ya (35 TL) kadar masrafa yol açıyor” dedi.
Federal Çevre Bakanlığı´nın yayınladığı sayılar da israfın boyutunu gözler önüne seriyor. Almanya´da hanelerin kullanmadığı cihazların ekonomik maliyeti toplamda 3,3 milyar (7.8 milyar TL) Avro´yu buluyor. Eski tip televizyonlar ve video cihazları evlerdeki gizli para tuzakları arasında ilk sırada geliyor.

Cihazların kullanılmaması halinde tamamen kapatılmasını tavsiye eden Caner Aver, bu konuda gösterilecek hassasiyetin sadece ekonomik açıdan değil, çevre koruma için de yararlı olacağını kaydetti.

İşte evlerde enerji tasarrufu için altın tavsiyeler…
Cep telefonu, traş makinesi ve benzeri cihazların sarj aletlerini kullanmıyorsanız, fişte takılı bırakmayınız.
Tek düğme ile elektriği kesilebilen çoklu prizler kullanın, prizlerin emniyetinden emin olun, bunun için ürünlerde „GS“ sembolünü arayın.
Radyolu çalar saatler güçlü bir manyetik alan oluştururlar, bunun yerine pilli çalar saatleri tercih edin. Bu sağlığınız için de yararlı olacaktır.
Tatile çıkarken gereksiz olan tüm fişleri çekiniz.
Fişten çekilemeyen türden cihazlar alırken (telesekreter, ev telefonu gibi) bekleme modundaki enerji sarfiyatlarını gözden geçirin.
Elektrik ölçüm aletiyle cihazların tüketim miktarları tespit edilebilir. Tüketiciyi koruma örgütleri ve elektrik şirketlerinden ödünç alınabilen bu aletlerin ucuz versiyonları yapı marketlerinde bulunabilmektedir.

Bu cihazlarla cihazların bekleme modu tüketimlerini ölçün, bazı durumlarda yeni alet almak daha ekonomik olabilmektedir.

Sokak Oyunları ve Çocuk Gelişimine Etkisi

Sevinç ATABAY – TED Ankara Koleji Genel Müdürü

Oyun, çocuğun dünya hakkındaki bilgisini geliştiren başlıca araçtır. Çocuğun en ciddi işidir, dili kullanma ve etkin bir anlatma aracıdır. Gerçek dünyayla, hayal dünyası arasındaki köprüsüdür, çocuğun öğrenme sürecine attığı ilk adımdır.

Bunların yanında oyun “zaman geçirmeye yarayan, belli kuralları olan, eğlenmek için yapılan faaliyet” olarak tanımlanıyor ve tüm dünya kültürlerinde özellikle de bizim kültürümüzde çocukların yaşamında önemli yeri olan bir etkinlik olarak görülüyor. Oyun için gereken istek, içten gelir ve dıştan konulmuş katı kurallardan arınmıştır. Oyunda önemli olan sonuç değil süreçtir.
Bilim ve sanat insanlarının önemli çalışma konuları arasında yer alan çocuk oyunları, çocuğun gelecek yaşantısında gerekli olacak her türlü bilgi ve beceriyi kazandırmada hazırlık niteliği taşıyor. Çocuklar arkadaşları ile oyun oynamaya başladığı zaman toplumsal ilişkileri de öğrenmeye başlıyor ve oyunlarla birlikte yüklendiği rolün üstesinden gelebilmek için sorumluluk duyguları artıyor. Çocuğun toplumu ve çevresindekileri tanımasına yardımcı oluyor.
Toplumun kültür zenginliğinin bir göstergesi olan sokak oyunları, kuşaklar arasında bağ kurarak kültürün gelecek kuşaklara aktarılmasına olanak sağlar ve çocuklar, oyunun hem uygulayıcısı hem de aktarıcısı olurlar.
Hemen hemen tüm çocukların bildiği ”Aç Kapıyı Bezirgan Başı”, ”Birdirbir”, ”Körebe”, ”Kutu Kutu Pense”, ”Yağ Satarım Bal Satarım”, ”Yakan Top”, ”Uzun Eşek”, ”Topaç”, ”Köşe Kapmaca”, “Saklambaç”, “İp atlama” gibi oyunlar eskiden oynanan sokak oyunlarının başında geliyordu. Çocukların ders, yemek ve uyku saatleri dışında kalan tüm zaman dilimini kapsayabilen bu tür oyunlar, çocukların ruhsal, zihinsel ve bedensel güçlerinin gelişiminde büyük rol oynuyor. Sokak oyunlarının çocukların gelişiminde sağladığı fiziksel, psiko-motor, duygusal, sosyal ve zihinsel katkılar şöyle ifade edilebilir:
Fiziksel Gelişime Katkısı
Bir çocuğun normal olarak gelişebilmesi için düzenli olarak yaşına ve cinsiyetine uygun, bisiklet binme, koşma, atlama, sıçrama, tırmanma, sürünme gibi fiziksel birtakım etkinlikler içinde olması gerekir.
Psiko-Motor Gelişime Katkısı
Oyun oynayan çocuklar koşarak, atlayarak, tırmanarak, yakalayarak, sıçrayarak, sürünerek, sallanarak sürekli hareket ederler. Böylece, büyük ve küçük kas gruplarının gelişimlerini sağlayarak, ihtiyaçları olan ya da ileride ihtiyaçları olacak günlük yaşantıdaki becerileri kazanırlar.
Duygusal Gelişime Katkısı
Oyun ortamı çocuk gelişiminde duygusal açıdan çok önemli bir yere sahiptir. Oyun oynayan çocuk mutluluk, sevinç, acıma, korku, kaygı, dostluk, sevgi, güven duyma, bağımsızlık vb. duygularını rahatça ifade edebilecek doğal bir ortam bulur.
Sosyal Gelişime Etkileri
Çocuğun sosyal yönden gelişmesi onun birlikte bulunduğu toplum üyeleriyle uyumlu yaşayabilmesi, çevresindeki zorluk ve güçlüklere karşı duyarlılık geliştirebilmesi gibi ölçütlere bağlıdır. Özellikle grup halinde oynanan oyunlar tüm bu davranışları kazanabileceği bir ortam hazırlar. Bu yüzden oyun çocuğun gelişiminde önemli bir rol oynar.
Örnek verecek olursak şunları sıralayabiliriz:
• Çocuk oyunda üstlendiği ana-baba, kız-erkek çocuk gibi rollerle cinsel kimliğini kazanabilir. Aile içindeki rolleri üstlenerek ve yaşayarak görevleri, sorumlulukları, davranış biçimlerini ve kişiliklerini öğrenebilir kendine uygun gördüklerini tekrarlayarak, pekiştirebilir.
• Oyun, çocuğun kendine güven, kendini denetleme, çabuk karar verme, işbirliği yapma, doğruluk ve disiplin gibi kişisel ve toplumsal alışkanlıklar kazanmasında en etkili bir yöntemdir.
• Çocuk oyunda çeşitli meslek gruplarının rolleri üstlenerek, o rolün gerekli kurallarını öğrenebilir.
• Çocuklar oyun oynarken, diğer insanlarla iletişim kurmayı, gözlem, işbirliği yapmayı ve yardımlaşma duygularını geliştirebilir.
• Çocuklar oyun yoluyla, teşekkür etme, günaydın, iyi geceler gibi sözel olan veya sırasını bekleme, konuşan birisini dinleme, trafik kurallarına uyma, telefonla konuşma gibi sözel olmayan sosyal kuralları öğrenirler.
• Çocuk oyun yoluyla, doğru-yanlış, iyi-kötü, güzel-çirkin, haklı-haksız gibi ahlaki kavramları öğrenebilir. Ayrıca, başkalarına saygı gösterme, başkalarının ve kendi hakkını koruma, verilen görevleri üstlenme, kendilerine ve başkalarına güven duyma, herhangi bir konuda karar verip uygulayabilme ve işbirliği sağlayabilme gibi toplumsal kuralları da öğrenebilir.
• Çocuklar oyunlar yoluyla, bir gruba ait olmayı, o grubun bir parçası olmayı, grup içerisinde sorumluluk alarak iş yapmayı, grup üyeleri ile birlikte işbirliği yapmayı da öğrenebilir.
Zihinsel Gelişime Etkisi
Oyun çocuğun, fiziksel, psikomotor, sosyal ve duygusal gelişimini etkilediği gibi aynı zamanda zihinsel gelişimini de etkiliyor. Çünkü oyun, çocuğa çevresini araştırma, objeleri tanıma ve problem çözme imkanı sağlıyor. Çocuk bu yolla büyüklük, şekil, renk, boyut, ağırlık, hacim, ölçme, sayma, zaman, mekan, uzaklık, uzay gibi pek çok kavramı ve eşleştirme, sınıflandırma, sıralama, analiz, sentez ve problem çözme gibi birçok zihinsel işlemleri de öğrenebilir.
Dil Gelişimine Etkileri
Çocuk oyunlarının birçoğu dilin kullanımını gerektirir ve çocukların dil gelişimlerini destekleyici niteliktedir. Oyun sırasında çocuk hem kendisini ifade etmek hem de karşısındakini anlamak zorunda. Çocuk oyunda dili, sözlü olarak ifade edilenleri anlama, yeni sözcükler kazanma, olaylarda çeşitli zaman (fiil) çekimleri kullanma, soru sormak ve cevap vermek, zihinsel değerlendirme, komut vermek, sıralama, hayali durumları ifade edebilme, duygu ve düşüncelerini anlatma gibi amaçlar için kullanır.
Geçmişten günümüze neler değişti?
Eskiden çocuklar sabahtan akşama kadar sokaklarda oyun oynardı. Koşar, zıplar, atlar ve arkadaşlarıyla vakit geçirmenin tadını çıkarırlardı. Günümüzde ise çocuklar bu şekilde oynama fırsatını ya çok az bulabiliyor ya da hiç bulamıyorlar. Peki bunun nedeni ne olabilir? Geçmişten günümüze neler değişti?
Günümüzde, çocuk oyunlarına duyulan ilgi azaldı. Kentleşme arttığı için oyun alanları azaldı, oyun parkları yerine iş yerleri yapıldı. Çocuklar için ayrılan alanlar ise çok kısıtlı ve bakımsız olduğundan oyun oynayacak yer bulamayan çocuklar evlerinde oynamaya başladılar. Bununla birlikte, bilim ve teknolojideki gelişmeler çocuk oyunlarını da etkiledi. Mahalle aralarında, kapı önlerinde heyecanla oyun oynayan çocukların sesleri duyulmaz olmuş, çocuklarımızın oyunları ve oyuncakları değişti, tek başına oynadıkları sanal oyunlara bağımlı hale geldiler. Çocuklar, okul dışındaki vakitlerini sosyalleşmesine katkı sağlayacak kültürel faaliyetler yerine duygusal paylaşımın ve karşılıklı iletişimin olmadığı, galibiyetin sevincini, yenilginin üzüntüsünü paylaşamadığı sanal bir dünyaya bağımlı oldu.
Sokağın yerini bilgisayar aldı
Sokaklarda oynanan çocuk oyunlarının yerini ise bilgisayar oyunları aldı. Hiçbir sıcaklığı olmayan bu oyunlar ise çocukları saldırgan, beceriksiz, fiziksel olarak yalnız ve sosyalleşmekten uzak bir hale getiriyor.
Yukarıda verilen bilgilerden de anlaşılabileceği gibi sokak oyunları, çocukların birbirlerinden etkilenerek ve öğrenerek, hem kendilerini hem de diğer arkadaşlarını fiziksel, sosyal ve duygusal olarak geliştirdikleri etkinlikler olarak görülebilir.
Dijital dünyanın ve bilgisayar oyunlarının bu konudaki eksikliklerini gören kurumumuz sağlıklı kuşaklar yetiştirme misyonu gereği TED Okullarında “yeniden sokak oyunları” adı altında bir çalışma başlattı. İlk deneme çalışmalarına TED Ankara Koleji İlköğretim Okulu I. Kademede başlanmış bulunuluyor. Tüm okul bir oyun alanına çevrilerek, koridor ve bahçelere geçmiş zaman oyunları taşındı. Seksek, top taşıma, mendil kapmaca gibi oyunların öğrenciler tarafından oynanmasına başlandı.
”Önce çocuğun duyu organları eğitilmelidir. Bu da ancak oyunla olur”
J.J. Rousseau
“Oynamayan Tay At Olmaz”
Türk Atasözü

Random Seed

Shouts from the Abyss

purple_monkeyIt didn’t know how long it had been there like this. Cold. Dry. Underground. Alone.

From time to time it would reach out beyond itself, encounter resistance and give up.

One day, it became aware that the-everything-that-surrounded contained warmth. And there was moisture. It absorbed water and felt strong. The feelings of life stirred within.

Emboldened, it reached out and discovered things weren’t as hard as they were before. It grew and projected itself. Instinctually it knew which way was up. It moved towards the greater warmth.

Quicker that it ever seemed possible, it broke through and was able to spread open as wide as it could. It turned toward light and felt on its face the sun.

Image Credit: Santa Barbara Hikes

View original post

Google yeni mesajlaşma sistemini duyurdu

Gizem Dolu

Google yeni mesajlaşma sistemini duyurdu

Google’ın parçalanmış haberleşme sistemlerini bir serviste toplaması uzun zamandır bekleniyordu. Şirket nihayet beklentilere cevap verdi ve birleştirilmiş mesaj sistemi Hangouts’u duyurdu.

View original post 138 kelime daha

‘Yunus’ çiftçiye çare olacak

Son Dakika haberleri, Tnthaber, Haber sitesi

Geliştirilen yeni tarım ürünleriyle çiftçinin işi kolaylaşacak, tarımsal verim artacak.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından tescil ettirilen yeni buğday çeşidine Yunus Emre’den esinlenerek,… – http://www.tnthaber.net/yunus-ciftciye-care-olacak/

View original post

Türk ekonomisi yüzde 4 büyüyecek

Son Dakika haberleri, Tnthaber, Haber sitesi

S&P Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Baş Ekonomisti Jean-Michel Six, Türk ekonomisinin bu yıl yüzde 4 düzeyinde büyüyebileceği değerlendirmesinde bulundu.“Türkiye’nin Ekonomik Büyümesi Devam Ederken, Merkez Bankası Bilinen Bir Zorlukla Karşı Karşıya”… – http://www.tnthaber.net/turk-ekonomisi-yuzde-4-buyuyecek/

View original post