Monthly Archives: Haziran 2013

How Environmental Organizations Are Destroying The Environment

Watts Up With That?

Guest Post by Willis Eschenbach

The Washington Post reports:

During an April visit to the San Francisco home of billionaire and environmental activist Tom Steyer, who created a political action committee in March to target lawmakers supporting the Keystone pipeline, Obama noted that the issue of climate change “is near and dear” to Steyer and his wife, Kat Taylor.

“But — and I mentioned this to Tom and Kat and a few folks right before I came out here — the politics of this are tough,” Obama added, according to a White House transcript. “Because if you haven’t seen a raise in a decade; if your house is still $25,000, $30,000 underwater . . . you may be concerned about the temperature of the planet, but it’s probably not rising to your number one concern. And if people think, well, that’s shortsighted, that’s what happens when you’re struggling to get…

View original post 3.465 kelime daha

Zaman kaybı yaşamamak için;

Bülent Fidan'ın Notları

1. İyi bir planlama yapılmalıdır.

2. HAYIR denilebilmelidir

3. Öncelikler belirlenmelidir.

4. İşlerin bir kısmı devredilebilmelidir.

5. Kararlar süratli verilmelidir.

6. Çalışma ve yaşam ortamları düzenlenmelidir.

7. Nelerden zaman kaybı yaşandığı belirlenip, önlenmelidir.

8. Geliştirilmesi gereken ve olumlu yönler belirlenmelidir.

Kaynak: Genç Gelişim Dergisi

View original post

Hamile kalmanın kısa yolları

tumkadinlar

Hamile kalmanın kısa yolları, bazı araştırmalara göre çocuk sahibi olmak isteyen birçok kişinin hamile kalabilmesi yaklaşık olarak 6 ay kadar sürüyor ve bunların içinden sadece yüzde 85′ i o yıl içinde bebek sahibi olabiliyor.
Belirgin derecede düşük kilolu ya da… – http://goo.gl/9APv3

View original post

Dondurma ve Soğuk İçecekler Diş Hassasiyetine Tetikler

Bebeklerin kusması neden olur

tumkadinlar

Bebeklerin kusması neden olur, bebekler ilk zamanlarda biraz daha narin oldukları için kusma olayı genelde normaldir, fakat hangi zamanlarda normal hangi zamanlarda tehlikeli olduğunu sizler için aşağıda belirttik.
Bazı bebekler az miktarda kusarken, bazen de birkaç defa ağız dolusu… – http://goo.gl/r5MAl

View original post

Farklılıkları Yönetmenin Toplumsal Kazanımları

İsmetBarutcugil

Bir toplumda ayırımcılık, önyargılar, dışlamalar ve bunlardan kaynaklanan gerginlik ve çatışma ortadan kalktığında insanlar kendilerini daha huzurlu ve güvenli hissedeceklerdir. Barış ve huzur ortamı onların daha yüksek istekle ve verimlilikle çalışmalarını; kendilerine, yakın çevrelerine ve topluma daha fazla

View original post 177 kelime daha

Yaz Depresyonu Kapınızı Çalmadan

HACKER´DILAR SİBER UZMAN OLDULAR

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Hasan Palaz ve Siber Güvenlik Enstitüsü Müdürü Hayrettin Bahşi konu hakkında değerlendirmeler yaptı.
– Siber saldırı nedir? Türkiye’de ne tür saldırılar yapılıyor?
Hasan Palaz: Bilgisayarlar cebimizde, yakında gözlüğümüze girecek. Buzdolabı, televizyon, kullandığınız araba her şey internete bağlanır hale gelecek. İnternete bağlandığınız anda başkasının da sizin bilgilerinize girme şansı doğuyor. Ticari firmanızın bilgileri alınabiliyor, formüller çalınıyor. Elektrik, su, telefon gibi kritik altyapılara zarar verilebiliyor. Bu, devlet boyutunda da yapılıyor. E-devlet yapısıyla vatandaşa birçok konuda hizmet veriyorsunuz. İnternetin 20 gün olmadığını düşünün, ekonomi de, insanlar da ciddi şekilde zarar görür.
Hayrettin Bahşi: Siber güvenlikte saldırı çok kolaydır. Karşınızda 100 delik var, biri açık kaldığında saldıran oradan girer. Bu nedenle savunmak zor.
– Devlet boyutunda siber güvenliği kim sağlıyor? TÜBİTAK’ın rolü ne?
Hasan Palaz: Ulaştırma Bakanı’nın yaptığı Siber Güvenlik Kurulu var. Asıl sorumlu ve yetkili yer orası. TÜBİTAK dışında, Dışişleri, İçişleri, Milli Savunma, Genelkurmay, MİT, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) temsilcilerinden oluşuyor. 2013-2014 Siber Güvenlik Strateji Belgesi ve eylem planı hazırlandı. Türkiye’ye global bir saldırıda TÜBİTAK olarak ancak teknik danışmanlık hizmeti verebiliriz. Telekom operatörlerine şunu şöyle yapın diyecek olan BTK. BTK, TİB bünyesinde 7X24 çalışacak Siber Olaylara Müdahale Merkezi kuruldu. İnternet altyapısını sürekli gözlemleyip müdahale edecek, kanunen yetkilendirilmiş bir yer olacak.
Hayrettin Bahşi: Bu görevi uzun yıllar Bilgisayar Olaylarına Müdahale Ekibi (BOME) olarak Siber Güvenlik Enstitüsü’nde biz yaptık. Yeni yapıyla birlikte bilgi birikimimizi bu merkeze aktarıyoruz. Biz tamamen tekniğe odaklandık. Bir yandan siber saldırıya müdahale ile ilgili araştırma geliştirme projelerini yaparken bir yandan kamuya danışmanlık hizmeti veriyoruz.
– Siber güvenlik uzmanları nasıl seçiliyor? Hackerlar da güvenlik uzmanı olabiliyor mu?
Hayrettin Bahşi: Bizim seçim yaptığımız yerlerden biri siber güvenlik yaz kampları. Üniversite mezunu, mastır ve doktora öğrencileri davet ediliyor. Araştırıcı olarak atanmaları için lisans eğitimi almaları şart. SGE’de 75 siber güvenlik uzmanı çalışıyor. Yarısı Ar-Ge’de (Gebze’deki merkezde), kamuya danışmanlık hizmeti verenler ise Ankara’da. İşleri, kurumlara gidip hacker bakış açısıyla içeriden ve dışarıdan ne gibi saldırılara maruz kalabileceklerini raporlamak, gerekiyorsa da düzeltmek. Hacker’ların bir kısmı bir süre sonra bu işi bırakıp legal çalışmaya başlıyor, tövbe edip bilgi güvenliği uzmanı olan var yani… Ama devlet kurumlarında böyle insanları çalıştırmak kolay değil. Güvenilir olduğuna kanaat getirilirse hackerlarla da çalışılabilir.
-Ne kadar siber güvenlik uzmanımız var?
Hasan Palaz: Siber güvenlikteki en büyük sıkıntı siber güvenlik uzmanı yetiştirmek. Bizde bir uzman araştırıcı ortalama 5 bin lira alıyor. BİLGEM’de her yıl yüzde 10’luk bir personel değişimi olur. Ayrılanlar da daha iyi yerlere gider. Şehir Üniversitesi’yle bir mastır programı başlattık. Birlikte siber güvenlik uzmanı yetiştireceğiz.
RedHack içeriden destek alıyor olabilir.
Günümüzde kamu kurumlarının belalılarından biri Redhack. Birçok kamu kurumunun internet sitesini çökerten ve son zamanlarda bilgi ifşa eden Redhack Siber Güvenlik Enstitüsü’nde ideolojik mesajlı sosyal bir hareket olarak görülüyor. Bazı bilgilerin ifşasında içeriden birilerinden destek görüyor olabilecekleri ifade ediliyor.
-Siber saldırıdan nasıl korunulur?
Hayrettin Bahşi: Biz ne kadar güvenlik mekanizmaları kullanırsak kullanalım, burada çalışanlar gerekli tedbirleri almadığı müddetçe- birini kandırarak bilgi almak, bir linke basmasını sağlamak kolay- sistemik olarak zayıfız. Bu nedenle siber güvenlikte teknik önlemden çok kullanıcı bilinçlendirilmesi önemli.
– Türkiye’nin siber orduya ihtiyacı var mı?
Hasan Palaz: İhtiyaç yok denemez. Amerika saldırıyı savaş nedeni saydığına göre.
Hayrettin Bahşi: Ofansif güç oluşturmak gelişmiş ülkelerin yaptığı bir iş. Gelecekte kinetik savaşın enstrümanı olarak kullanılacak. Ama siber güvenliğin uluslararası ilişkilerde pozisyonu tam oturmuş değil. Bir ülke diğer ülkeye nasıl savaş ilan eder şu anda tam netleşmiş değil.

GazeteA24.com

Beyin Sinyalleriyle Çalışan Tekerlekli Sandalye ve Robot

EÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Uyar, beynin 16 noktasından alınan sinyalle çalışabilen tekerlekli sandalye ve robot yaptı.

Erol Uyar: “Kafaya takılan kask sayesinde beynin 16 noktasından sinyal alıyoruz. Bu sinyaller sayesinde uzuvlarını kullanamayan bir kişi dahi rahatlıkla mimik hareketleriyle tekerlekli sandalyeyi ve robotu kullanabilir”

Cumhuriyet internet sitesinde yeralan habere göre, Erol Uyar, fakültede robotik dersi verdiğini, anlatılanların teorik olmasından dolayı bazı şeylerin tam olarak anlaşılamayabildiğini belirtti. Uyar, bu nedenle çalışmaları öğrencilere daha iyi anlatmak için “Tut Koy Robotu”, “Tekerlekli sandalye” ve “Robot kol” yaptığını ifade etti.

Söz konusu robot sayesinde bant üzerine konulan parçaların tasnif edildiğini dile getiren Uyar, “Bu sistemde, robot fotosel sayesinde görüş alanına giren ürünü alıp tasnif ediyor. Mesela bant üzerinde meyvenin gittiğini düşünün. Robot, yapılan bilgi yüklemeleri sonrasında meyveleri çeşitlerine göre tasnif edebiliyor. Ayrıca bunu özel olarak tasarladığımız ve beynin farklı noktalarından sinyal alan kask ile engelliler de rahatlıkla kullanabilir” dedi.

Tekerlekli sandalye ve robot kolun engelliler tarafından çok rahat kullanılabileceğine işaret eden Erol Uyar, şöyle konuştu:

“Kafaya takılan kask sayesinde beynin 16 noktasından sinyal alıyoruz. Bu sinyaller sayesinde uzuvlarını kullanamayan bir kişi dahi rahatlıkla mimik hareketleriyle tekerlekli sandalyeyi ve robotu kullanabilir. Beyinden alınan sinyalleri belli nesnelere atıyoruz ve bu sinyaller insanın mimiklerinden hareketlenebiliyorlar. Bir göz kırpmasından, sağ, sol gözü kapatmasından hareket yaptırılabiliyor. Tut Koy Robotu’nda mesela bant üzerinde portakal geldiğinde sağ gözü kırptığında robot onu alır, sol gözü kapattığında koyabilir.

Bunu beyin cerrahisi ve nöroşirurjiden arkadaşlarla iletişim halinde olup daha da genişletmek istiyoruz. Aynı şekilde tekerlekli sandalyeyi şu anda uzaktan kumandayla çalıştırıyoruz. Beyin sinyalleriyle de arabayı çalıştırabiliriz. Sinyallerle sağa, sola, ileri, geri götürebiliriz. Robotik bilekte de iki tane motor var. Bu motorları beyin kaskından aldığımız sinyallerle döndürebilip açıp kapatabiliriz. Sinyallerin güvenilebilirliliğini ve tekrarlanabilirliliğini sağlama almaya çalışıyoruz. Onu aldıktan sonra çok rahat kullanılabilir.”

Antalya Havalimanı Avrupa’nın En Çevreci 12. Havalimanı

ICF Airports Antalya Havalimanı, Avrupa Havalimanları Birliği’nin (ACI Europe) “Karbon Akreditasyon” programında üçüncü etap olan “optimizasyon” seviyesine ikinci kez ulaştı. ICF Airports tarafından yapılan yazılı açıklamada, ICF Airport Antalya Havalimanı’nın Türkiye’de bu seviyeye ulaşan tek havalimanı olma özelliğinin yanı sıra Avrupa’da ise 12 havalimanından biri olarak Türkiye’yi temsil ettiği bildirildi.

Cumhuriyet internet sitesinde yeralan habere göre, 2009 yılından beri Avrupa Havaalanları Birliği projesi kapsamında karbon emisyonunu azaltma çalışmalarını sürdüren ICF Airports Antalya Havalimanı, 2010 yılında “Mapping Seviye 1”, 2011 yılında “Reduction (karbon emisyon azaltımı) Seviye 2” ve 2012 yılında “Optimizasyon Seviye 3” safhasına ulaşmıştı. ICF Airports 2013 yılında da başarısını sürdürerek Seviye 3 belgesini yeniledi.

Avrupa yolcu trafiğinin yüzde 27,7’sini ağırlayan bu seviyede akredite edilen bazı havalimanları arasında Frankfurt, Münih, Amsterdam, Zürih, Cenevre, Manchester, Roma, Heatrow, Brüksel, Charles de Gaulle ve Orly havalimanları bulunuyor.

Açıklamada, havalimanının kişi başı karbondioksit emisyon miktarını 0,786 kilograma kadar düşürdüğü belirtilerek, şu bilgilere yer verildi: “ICF Airports Antalya Havalimanı, hedefi doğrultusunda sene boyunca tüm iş ortakları ile beraber hayata geçirilen enerji tasarruf tedbirleri, sistem iyileştirmeleri, ısıtma-soğutma için kullanılan enerji ve yakıt miktarında ve araç emisyonlarında azaltma çalışmaları yanı sıra yaygın bilinçlendirme eğitimleri sonucu kendi faaliyetlerinden kaynaklı kişi başı karbondioksit emisyon miktarını 0,799 kilogramdan 0,786 kilogram karbondioksite düşürmeyi başarmıştır. Bu başarıya ilave olarak uçakların yerde motor susturup 400 Hertz (Hz) enerji kullanımı teşviği ile üçüncü taraflardan kaynaklı karbondioksit emisyon azaltımı 10,097 ton karbondioksit gibi yüksek bir miktarda gerçekleşmiştir.”