Selanik

BİR ŞEHİR

DSC_0230

Gece, fotoğraf makinesi yanımda olmadığı için… Neyse, gündüz gözüyle görmek iyidir.

Hava karardı.

Torinolu Davide ile kordonda kahveyi içmiş, muhabbetimizi etmişiz. Derken karanlık sokaklarda otelin de yolunu bulamamışız. Dolaşmışız öyle iki bahtsız mecnun gibi. Yüce Mevla’ya sığınalım derken 2 Yunan kız yolu tarif edebilmiş sonunda. Neyse, tüm günün yorgunluğu yavaşça çöküyor gibi artık. Lakin ilk gelişim Selanik’e. Uykudan feragat gerek!.. Yedikule’ye doğru, surların olduğu yere çıkıyorum yatağa girmek üzereyken vazgeçip. Yoldaki büfeden bi’ kola alıp, tüm Selanik’i gören banka oturdum, şehri izliyorum. Karşıdaki Olimpos görünmüyor şimdi. Görünmüyor ama var. Kulaklığımı taktım, Yorgo Dalaras söylesin artık. (Yok buraya şarkı sözü yazmayacam.) Işıl ışıl uzanan bu şehir, Selanik. Yabancı değilsin burada. Dil bilmesen de, yabancı değilsin işte. Ve harbi güzel şehir. (Çok da edebiyata gerek yok.)

Mart’tayız. Bi’ de gece serinliği. Hafiften üşütmeye başlattı bu hava, çaktırmasam da kendime. Ayrılmak da zor bu şehr-i endamdan. (Ayrılış..) Pansiyona vardım, sabah gün doğumuna müteakip…

View original post 35 kelime daha

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s