Monthly Archives: Mayıs 2014

Pamukkale

Gezi Yazıları

pamukkale15

Pamukkale, zaman zaman Ankara’dan tatil için Egeye gittiğimiz zamanlarda dinlenme, özlem giderme aracı oldu hep yıllardır. Marmaris’e, Bodrum’a, Kuşadası’na, hatta İzmir’e giderken bile yolumuzu değiştirip bir geceliğine de olsa mola verdik Pamukkale’de.


pamukkale03

pamukkale01

1986 senesinde Murat ve Metin’le beraber Datça’ya giderken yola geç çıkmış, akşam güneş batmak üzereyken Pamukkale’ye ulaşmıştık. O zamanlar otomobiller travertenlerin dibine kadar gidebiliyordu ve Murat 124’ümüzü hemen travertenlerin bitişiğinde bulunan kampingin otoparkına çekmiş, ilk gecemizi İtalyan gezginlerin karavanları arasında açık havada geçirmiştik. Ertesi gün ve da ederek Datça’ya doğru yola koyulmuştuk.

pamukkale05     pamukkale04

1991’de okuldan mezun olduğumuzda mecburi hizmete gitmeden önce Cüneyt’le son bir kez güney ege ve Akdeniz sahillerini dolaşmaya karar vermiş, ilk noktamız yine Pamukkale’nin travertenleri olmuştu. Ertesi gün Pamukkale bizi Marmaris’e uğurlamıştı. Bir keresinde de annem , babam ve kardeşimle İzmir’e giderken yolumuzu değiştirerek Pamukkale’ye uğramış, özlem giderip biraz soluklandıktan sonra İzmir’e devam etmiştik.

pamukkale13           pamukkale14

Eşim ve kızımla Bodrum’a giderken…

View original post 130 kelime daha

Reklamlar

İstifanın da Karizmatiği Olurmuş!

 

Ah şu istifa. Çoğu çalışan hayallerini kuruyor belki. Sonraki adımda ne yapacağını bile bilmeye gerek yok, yeter ki şu sevmediğiniz işinizden, gitmek istemediğiniz ofisinizden ve görmek istemediğiniz yöneticinizden kurtulun yeter, değil mi? Sorgusuz sualsiz, bir gün odaya girip, ‘ben kaçıyorum, hadi size iyi günler!’ demeyi kim istemez? Sonrasında sokağa çıkmak, yürümek, oturup bir çay içmek, soluklanmak. O plazaların camdan yapılma suniliği, yüzünüze gülen ama içinden küfürler eden çalışma arkadaşları, arkanızdan konuşmaya meraklı onlarca kişi. ‘Şirketin senin için planları var!’ deyip sırtını sıvazlayan ama tek planı akşam maç izlemek olan yöneticiler. Bunların hepsini tek bir istifayla geride bırakmak, nefes almak, hayata dönmek.

Bu kadar özendirmek yeter, işte bu ‘herşeyin çözümü olan’ istifayı, şu ana kadar olabilecek en karizmatik şekilde gerçekleştiren 10 cengaver, buyrun.

1. Gazete İlanıyla İstifa Etmek

12 yıl Goldman Sachs’ta çalışan Greg Smith, 2012′de New York Times’a verdiği gazete ilanıyla istifa etti. Hazırladığı çizimi gazeteye bastıran ve yanına da bir istifa mektubu iliştiren Greg Smith, “Neden Goldman Sachs’tan Ayrılıyorum?” başlıklı bu mektupta, şirketin müşterilerine KUKLA yakıştırması yaptığını, onları hiç bir zaman önemsemediğini anlattı. Şirketin kültürünün ise zehirli ve yok edici bir kültüre doğru hızla dönüştüğünden bahsetti.

2. Kendi Radyo Programında İstifa Etmek

1993 yılında Radyo 1 isimli radyoda bir program hazırlayıp sunan DJ Dave Lee Travis, bir gün aniden bir şarkıyı durdurup dinleyicilere istifasını sundu. “Şarkıyı, size çok ama çok önemli bir şey söylemek için bir süreliğine durduruyorum. BBC ile ilgili basında gördüğünüz şeyler var, hepiniz biliyorsunuz, bazı değişiklikler yapılıyor ve bu artık benim prensiplerime uymaz hale geldi. Dolayısıyla benim buna bir dur deme vaktimin geldiğini hissediyorum. Benim için tek seçenek ayrılmak, şu anda da tam olarak bunu yapıyorum. Ama unutmayın, biz DJ’lerin bir sözü vardır, ‘show must go on!’

3. Youtube’da İstifa Etmek

Kevin Nalty, aslında bir beyaz yakalı. Bir İlaç firmasında ürün yöneticisi olan Kevin Nalty, Youtube’daki kanalında kısa komedi videoları çekerek üne kavuştuktan sonra, yine youtube üzerinden bir istifa videosu hazırlıyor. Videoda derdini anlattıktan sonra bir veda şarkısı söylüyor ve vücuduna daha önceden yazdığı ‘Sevdiğin Şeyi Yap!’ yazısını gömleğini çıkartarak seyirciye gösteriyor .

4. Herkese Gerçekten İşten Kovulduğunu Mail Atmak!

Groupon CEO’su Andrew Mason, ayrıldığını şirketteki çalışma arkadaşlarına şu şekilde bir mail ile duyurdu: “Groupon’un CEO’su olarak geçirdiğim harika ve etkileyici 4.5 yıldan sonra, artık ailemle daha fazla zaman geçirmeye karar verdim. Şaka şaka, bugün işten kovuldum! Neden olduğunu merak ediyorsanız şirkete gerekli ilgiyi göstermiyorsunuz.”

5. Starwars Açılış Jeneriği ile İstifa Etmek

Joy Mukharji, istifasını sunmak için bulunabilecek en orijinal fikirlerden birini bulmuş ve klasik Star Wars’ın açılış jeneriğindeki kayan yazı formatını kullanmış. Tabi küçük bir farkla, kayan yazı bittikten sonra kendi de çıplak olarak dans etmeye başlamış. Çok farklı bir istifa şekli değil mi?

6. Bir Müzik Bandosuyla İstifa Etmek!

Joey DeFrancesco Rhode adasında bir Oteldeki oda servisi pozisyonundan bir müzik bandosu eşliğinde istifa ettiğinde, sosyal medya’da bayağı büyük bir ses çıkarmıştı.

7. Bilgisayar Oyunu İle İstifa Etmek!

Bir bilgisayar programcısı, istifasını, kendine uyarladığı bir Super Mario kopyasıyla yapmayı akıl etmiş. Oyunda Mario ne zaman bir mantar öldürse mavi arkaplanlı “İstifa Ediyorum!” yazısı beliriyor. Bu oyunu hazırladıktan sonra tüm yöneticilerine ve çalışma arkadaşlarına göndererek istifasını sunuyor.

8. Bir Pastanın Üzerine İstifa Mektubu Yazarak İstifa Etmek!

Chris Holmes, bir hava alanındaki işinden herkesin yaptığı klasik hareketten çok farklı olarak, bir pastaya istifasını yazarak ayrılıyor. Dünyanın en hızlı viral olan istifası olarak da tarihe geçen bu istifa paylaşım rekorları kırıyor. İşin güzeli, Chris Holmes bu istifasından sonra, yapmayı en çok istediği işi, yani bir kek stüdyosunu hayata geçiriyor.

 

“Bu yazı http://www.banaisbul.com ‘dan alınmıştır”

 

Yeni Mezunlar İçin Mükemmel Bir Mülakatın Sırları!

Şu an Türkiye’de eğitim hayatına devam eden 166 adet Üniversite var. Bu üniversitelerin sadece 47 tanesi İstanbul’da. Son 10 yılda açılan üniversite sayısı, 10 yıl öncesinin neredeyse iki katı. Yüksek öğretim okullaşma oranı ise 2003’te %14,7 iken, şu an %38,5 oldu. 2014 Mart ayı verilerine göre toplam öğrenci sayısı 5.5 milyon! (kaynak: http://www.yok.gov.tr)

Tüm bu bilgiler ışığında siz de hak verirsiniz ki, Türkiye’de öğrenci olmak artık eskisi kadar kolay değil. Daha zoru ise, Türkiye’de yeni mezun olarak iş bulabilmek. Bununla paralel işsizliğin de arttığını düşünürsek, gerçekten yeni mezun bir kişinin istediği ve içine sindirdiği bir işte çalışmaya başlaması çok düşük bir ihtimal. Çünkü rekabet çok fazla, bir ilana en az 2.000 kişinin başvurduğu bir ortamdan bahsediyoruz.

Peki yeni mezun olarak nasıl kendinizi sivrilteceksiniz? O mülakattan nasıl başarılı bir şekilde ayrılıp minimum sürede o işe yerleşeceksiniz? İşte tecrübelerimizle birleştirdiğimiz ve yeni mezunların işine çok yaratacak maddeler:

•Hikayeler Anlatın: Gitmeden önce cebinizde bir iki tane başarı hikayesi mutlaka olsun. Üniversite hayatınız boyunca mutlaka bir şeyler başarmışsınızdır. Belki bir Sivil Toplum Kuruluşu ile bir projede bir çocuğu mutlu etmişsinizdir, bir köye kütüphane kurmuşsunuzdur, kitap okuma etkinlikleri organize etmişsinizdir. Bunlar da bir başarı hikayesidir, birileri king oynarken siz bunları yaptınız, karşılık beklemeden. Bundan güzel bir hikaye olabilir mi? Bunları anlatın, neler yaptığınızı ve neleri başardığınızı hikayeleştirin.

•Mülakatlardan Öğrenin: Muhtemelen ilk mülakatlarınızda bir işe yerleşmeyeceksiniz. Ama her mülakat sizin için harika dersler içeren küçük bir work-shop aslında. Mülakat bittikten hemen sonra notlarınızı alın (unutmamanız için hemen sonra alın, sonraya bırakmayın). Tüm detayları yazın ve neyi nasıl yaptığınızı hatırlayın. Farklı ne yapabilirdiniz? Hangi soruya daha farklı cevap verir, hangi davranışı sergilerdiniz? Çıkarken teşekkür mü ederdiniz, ya da onlar sormadan siz mi sorardınız? Neyi farklı yapacaksınız bir sonraki mülakatınızda, bunları yazın.

•Motivasyonunuzu Kesinlikle Bozmayın: İlk mülakatlarınızda olumsuz gelen cevaplar için sakın motivasyonunuzu düşürmeyin, bu ne ilk ne de son mülakatınız. Kariyer hayatınız boyunca 5’in üzerinde iş değiştireceksiniz, 2 veya 3 farklı sektörde çalışacaksınız. O yüzden, motivasyonunuzu bozmadan, moralinizi yüksek tutun. Her mülakatta kendinizi sıfırlayın ve o mülakat sizin işe girmeden önceki son mülakatınız olacakmış gibi hazırlanın. Girecek, etkileyecek ve başaracaksınız.

•Kilit Yetkinliklerinizi Ön Plana Çıkartın: Geçmişte bir iş tecrübeniz olmadığına göre yapmanız gereken tek şey sizi siz yapan kilit yetkinliklerinizi törpüleyip cilalayıp sunmak olacak. Belki bir Excel gurususunuz ya da tam bir ikili ilişkiler üstadısınız. Kendinize bakın, hangi yetkinliğiniz iyi? Hangi yetkinliğiniz karşı tarafa bir şeyler anlatır? Hangi yetkinliğiniz için seçilme ihtimaliniz fazla? Kendinizle ilgili 6-7 tane iyi özellik söylemek yerine 2-3 kilit yetkinliğinizi olabildiğince sivriltmeniz çok daha yararlı olacaktır. Düşünün!

•Her Mülakattan Sonra Mutlaka Kontakt Kurun: Bu çok ama çok önemli. O mülakatta seçilmeyen kişi olabilirsiniz ama ileride şirketin size tekrar ihtiyaç duymayacağı ne malum? Belki sizin yerinize seçilen aday tam bir hayal kırıklığı oldu veya kendi istifa edip gitti. Eğer yetkili kişilerle irtibatı koparmazsanız bu tür olasılıklarda tekrar aranma ihtimaliniz çok yüksek. Aday Havuzu dedikleri şey de aslında tam olarak bu. O havuzda, her an havuzdan çıkıp işi kapacakmış gibi durmanız gerekiyor. Bu da iletişimle olur. Mail, Linkedin, Telefon. Bir yolunu bulun ve iletişimi koparmayın!

•Şirketi – Pozisyonu – Sektörü İyi Araştırın: Bunu bir ödev gibi düşünün, hayattaki son vizeniz, son finaliniz. O kadar vizeye finale girdiniz ve hepsinden başarıyla çıktınız, belki sabahladınız. Bunu da aynı şekilde algılayıp buna da çalışın. Şirket ile ilgili temel şeyleri bilin, cirosu, sektörü, çalışan sayısı, karlılığı, kültürü. Sektörü üstünkörü de olsa araştırın. Pozisyonla ilgili ne öğrenebiliyorsanız öğrenin. Neler yapar, hedefleri neler, başarı kriterleri nedir, ortalama maaşları nedir, iş imkanı nasıl. Unutmayın: ne kadar bilgi sahibiyseniz o kadar başarılı olursunuz.

 

“Bu yazı http://www.banaisbul.com ‘dan alınmıştır”

Şirkette Çalışanı Mutlu Etmenin Maliyeti

 

Yapılan son araştırmalara göre şirketlerde mutlu bir çalışan yaratmanın maliyeti yılda sadece 1.700TL. Yani eğer bir şirket her çalışanı için 1.700TL’yi doğru bir şekilde harcarsa, çalışanlarının hepsini mutlu edebilir. Viking Foundation’ın yaptığı araştırmaya göre, 50 ve altında eleman çalıştıran şirketlerin %40’ı iş yerinde mutsuzlar. İşte araştırma da tam burada başlıyor; her çalışana, iş yerinde mutlu olabilmesi için tam olarak ne gerektiği soruluyor ve verilen cevaplar toplanıyor. En sık tekrarlanan 3 madde:

•Eğitim

•Maaş

•Sosyallik

Maaşı ayrı tutarak, Eğitim ve Sosyalliğe yapılan yıllık 1.700TL’lik yatırım sayesinde çalışanların mutluluk oranının %40’lardan %70’lere çıkabileceği saptanıyor (geri kalan %30 da zaten maaştan dolayı mutsuz olan kesim).

Profesyoneller arasında mutsuzluğun en önemli sebeplerinden bazıları iş stresi, iş tatminsizliği ve şirket içi iletişimin zayıflığı. Bu temel mutsuzluklara ise aylık veya çeyreklik şirket toplantılarıyla engel olunabilir. Bu toplantıları yılda 4 kere düzenlediğinizi ve kişi başı 200TL para harcadığınızı düşünürsek, yalnızca 800TL’ye bireyin mutluluğunu %13 arttırabiliyorsunuz. Ayrıca kişilerin eğitim ihtiyaçları saptanıp geri kalan para da eğitimlerine harcanırsa, maaş tatminsizliği dışında kalan genel konuların neredeyse hepsi çözülebiliyor.

Tabi şirket içi mutluluğu yaratmak burada yazıldığı gibi kolay olmuyor, eğer olsaydı ve 1.700TL verimi arttırabilseydi kimse bu parayı harcamaktan çekinmezdi. Ancak yine de, çalışanlara doğru harcanmış bir motivasyon bütçesi, şirket genelinde insanları mutlu edebilir.

 

“Bu yazı http://www.banaisbul.com ‘dan alınmıştır”

Yurtdışı Kariyeri İçin 5 Altın Kural!

 

İşe alım ve danışmanlık şirketi Michael Page, Nisan ayında İstanbul’da gerçekleşen Goglobal 2014 etkinliğinde, uluslararası bir kariyer için altın kuralları anlattı. Markanın Satış ve Pazarlama Direktörü Sertaç Yiğit, kişileri farklılaştıracak beş altın öneriyi şöyle sıraladı:

•Global Vizyon: Çok seyahat etmek, en az bir iki yabancı dil bilmek uluslararası bir şirkette çalışma deneyimi yaşamak.

•Motivasyon: Görüşme öncesi özelleştirilmiş CV, görüşmede ifade ve beden dili.

•Esneklik / Uyum: Rekabete açıklık, yerine göre lider yerine göre takım oyuncusu olabilmek.

•Tecrübe/Deneyim: İyi okullardan mezuniyet ve mümkünse çift ana dal eğitimi almak.

•Network ve İletişim: Mevcut şirkete, yönetime ve şirket kültürüne bağlılık.

Haberturk IK

40 Yaşından Sonra Nasıl İş Bulursunuz?

 

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, eğer genç değilseniz, iş arama süreciniz normalden en az iki kat daha uzun sürüyor. Yani, bir önceki işinden ayrılmak zorunda kalmış bir profesyonelseniz ve yaşınız –mesela- 42 ise, 25 yaşındaki bir çalışandan iki kat daha fazla zamanda iş bulabiliyorsunuz. Bu, aynı zamanda iki kat daha fazla depresif hissetmenizle, iki kat daha fazla efor sarfetmenizle ve iki kat daha fazla geçim sıkıntısı çekmenizle aynı anlama geliyor.

Teknoloji gelişiyor, yeni kuşaklar daha önce hiçbir kuşağın elde edemediği olanaklarla geliyor. Hepsi donanımlı, on parmak klavye şovcularından gurulara, sunum yapanlardan 5 yılda genel müdür koltuğuna oturanlara kadar, rakipleriniz çok kuvvetli. Ama durun, siz de eski kurtlardansınız, yenilgiyi bu kadar kolay kabul etmek size göre değil, biliyorsunuz.

Peki yaşınız ilerledi ve diğer arkadaşlarınız gibi kendinize bir girişim, bir danışmanlık ofisi açamadınız veya emekliliğinize de daha var. Ya da emeklisiniz ama, zaman geçmiyor! İçinizdeki enerji ‘mutlaka çalışmalıyım’ diyor. Bu durumda başvurularınıza daha hızlı geri dönüş almak için ne yapmalısınız? Özgeçmişinizi nasıl hazırlamanız gerektiğinden mülakatta neler söylemeniz gerektiğine kadar, soruların cevabı!

•Eğer yaşınız 40’ın üzeriyse ve tecrübelerinizin hepsini özgeçmişinize sığdırmaya çalışıyorsanız, durun! Kimse sizden hayat hikayenizi anlatmanızı istemiyor. İş tecrübelerinizin sadece belli kısımlarını özgeçmişe yazın (mesela son 10 seneyi, veya başvurduğunuz pozisyonla ilgili olanları). Hepsini yazmanız CV’yi oldukça karışık hale getirecektir, hem zaten CV’ye göz gezdirenin de bu kadar detaya bakacağını sanmıyoruz. Eğer gerçekten herkese göstermek istediğiniz harika tecrübeleriniz varsa da bunu ayrı bir başlık altında çok özet olarak sunun.

•Trendlerden çok da kopuk olmadığınızı olası işvereninize göstermeniz gerekiyor. CV’nize Facebook, Twitter, Linkedin adreslerinizi koyun. Eğer bu hesaplarınız yoksa, edinin. Şirketler sürekli değişen ve kendini geliştiren bir kültüre sahiptirler, en azından öyle olmaları gerekiyor. Dolayısıyla bu teknolojiye ayak uyduramamış, bu teknoloji devrinde sosyal mecralarda kendine yer edinemiş bir kişiyi çok ‘eski-moda’ bulabilirler. Buna izin vermeyin.

•Ehliyete, Evliliğe, Okula, Kurslara, Seminerlere, Dile değil TECRÜBEYE ve YETENEĞE odaklanın. Gerekiyorsa tüm geri kalan herşeyi çıkarın. 45 yaşında birinin ehliyeti, evli olup olmadığı veya aldığı onlarca eğitimden ziyade, tecrübesiyle şirkete neler katabileceği daha önemli işveren açısından. Özgeçmişinizin dili olsa şunu söylettirmeniz gerekiyor ona: “Bu çalışanın yaşının geçtiğine bakmayın, bu çalışan şirketinize gelir, tecrübelerini pratiğe çevirir ve her şeyi çekip çevirir, bu tecrübeye ihtiyacınız var!”

•Artık tek bir CV ile tüm ilanlara başvurmak için yaşınız geçti. Çoğu zaman ne yazık ki ilk iki saniyede elenen CV’ler arasında CV’niz. Eğer bu elenme sayısını minimuma indirmek istiyorsanız şirkete ve pozisyona özel CV’ler hazırlayın. Hedefli CV olarak da adlandırabileceğimiz bu taktikle, Satış Şefi pozisyonuna başvururken satış deneyimlerinizi, Satış Destek pozisyonuna başvururken satış destek deneyimlerinizi cilalayıp ön plana çıkartabilirsiniz. Emin olun çok daha etkili olacaktır.

•Mülakatta kendinizi anlatırken daha sadık, daha işin değerini bilen, sürekli iş değiştirmekten ziyade işini iyi yapıp kalıcı olmayı hedefleyen, daha etik ve daha verimli bir çalışan olacağınızın garantisini verin. Dikkat ettiyseniz, bu değerler günümüz Y kuşağının çoğunun sahip olmadığı değerler. Emin olun işverenler de artık 6 ayda bir iş değiştiren, sabırsızlık ve çok bilmişlik yapan, umursamazlığı tavan yapmış, tek hedefi daha fazla para kazanmak olan Y kuşağından yaka silkmiş durumda

•Kendinizi geliştirmeye devam edin, öğrenmenin yaşı yok. Gözlemlediğimiz kadarıyla çoğu 40 yaş üstü çalışanın teknolojiyle arası iyi değil. Excel’i bile neredeyse kullanan yok. Gidin ve Excel kursuna yazılın, gerçekten hayatınızı kolaylaştıracak bir programa daha fazla kayıtsız kalamazsınız. Tüm MS Office programlarını gençlere taş çıkartacak derecede öğrenmelisiniz. Rekabet zor, yeni kuşak saldırıyor, defansa çekilip mevzilenmek yerine siz de saldırın!

Tüm bu maddeler bir yana, herhangi bir şeyde başarılı olmanın en önemli kriteri dayanıklılık. Bu konuyla Angela Lee Duckworth’un Hayatta Başarının Sırrı: Metanet videosunu izlemenizi öneririz. Angela Lee Duckworth’un tespitine göre, bir sınıfta başarılıyı başarısızdan ayıran şey sadece IQ değil, en az IQ kadar önemli başka bir şey hedefe koşarken sergilediğiniz dayanıklılık. Yani, şunu demeye çalışıyoruz aslında, sakın pes etmeyin. Normalde zaten iş arama süreci kolay bir süreç değildir, sizin özel şartlarınızdan dolayı işiniz daha zor ama önünde sonunda yaşınızdaki tecrübenin, aldığınız hayat dersinin, olgunluğun ve yönetim becerilerinin değer bulduğu şirketler ve yöneticiler karşınıza çıkacak.

 

“Bu yazı http://www.banaisbul.com ‘dan alınmıştır”

Sosyal Medya’da İş Bulanların Sayısı Az!

 

2011′de yapılan bir araştırma, 2011 yılı boyunca yapılan yeni işe yerleştirmelerin sadece %1′inin bir sosyal medya platformu aracılığıyla yapıldığını ortaya çıkardı. Yani, Facebook, Twitter veya Linkedin ile iş bulanların sayısı tahmin edildiğinden çok daha az. Tabi, hızla gelişen teknoloji için 3 sene bile ciddi bir mesafe katetmek anlamına geliyor. Bu oran 2014′te mutlaka artmıştır, ancak yine de iş arama ve işe yerleştirme süreçlerinde tüm adaylar halen eski geleneksel yöntemleri kullanıyorlar.

Yapılan başka bir araştırmaya göre, internet üzerindeki ilan sitelerinden ziyade direkt olarak şirket ile irtibata geçen aday, işe yerleşme konusunda diğerlerinden çok daha şanslı. Böylece kendini gösterebilen, direkt olarak iletişim fırsatı kurabilen ve özgüvenini kanıtlayan aday, internetten sadece bir özgeçmiş ile başvuran adaya göre daha rekabetçi konuma geçebiliyor.

Özetle, Sosyal Medya, networkünüzü güçlendirmek için size ciddi bir avantaj yaratsa da, iş bulmak için halen aşağıdaki geleneksel yollara başvurmanız sizi daha hızlı sonuca götürecek:

1.Direkt olarak şirketi arayın ve yetkiliyle görüşün.

2.Direkt olarak yetkili ile tanışın.

3.Networking etkinliklerine dahil olun.

4.Kariyer seminerlerine gidip ikili ilişkilerinizi genişletin.

 

“Bu yazı http://www.banaisbul.com ‘dan alınmıştır”