Category Archives: Çalışma hayatı

Grup Mülakatında Şov Yapmanın 9 Sırrı!

Grup mülakatı tüm mülakat türleri arasında açık ara en streslisi ve sıkıntılısıdır. “Grup mülakatı çocuk oyuncağı, hallederim!” diye düşünen bir aday neredeyse yok gibidir. Her aday için grup mülakatı yeni stresler, heyecan, mide kramplarıyla birlikte gelir. Tek başına değilsinizdir ve herkesin birbirinin önüne geçmeye çalıştığı itici bir rekabet ortamı vardır. Tüm potansiyel rakipleriniz o odadadır ve herkes bir şekilde aradan sıyrılmaya çalışır. Bunu yaparken diğer adayların üzerine oynayanlar da vardır, size saldırmaya ve sivrilmeye çalışan da.

Ancak işveren tarafından, tüm adayları aynı anda gözlemlemek, zaman kazanmak, adayların stres – kriz yönetim performanslarını, ikili ilişkilerini, topluluk içindeki davranışlarını, takım çalışmasını, liderliklerini ve insiyatif yeteneklerini gözlemlemek için grup mülakatları sıklıkla kullanılır. O yüzden kötü haberi baştan söyleyelim: Her canlı grup mülakatını bir gün tadacaktır.

Ancak, aşağıdaki maddeler sayesinde grup mülakatı en azından eskisi kadar sorun olmaktan çıkacak, etkili bir hazırlanmayla ve aşağıdaki rehberi okuyarak, grup mülakatında en çok göze çarpan ve şov yapan aday siz olabilirsiniz:

1.Tanışma Merasimini İlk Siz Başlatın: Bu “dakika bir gol bir” aksiyonudur. Grup mülakatında herkeste bir gerginlik olur ilk başta, kimse ne yapacağını tam olarak bilemez. Hemen otursak mı, konuya nasıl girsek, insan kaynakları mı yönlendirecek biz mi halledeceğiz durumu, nedir, ne değildir derken herkesin kafa ayrı bir dünyadadır. İşte tam bu sırada ses tonunuzun en etkileyici haliyle ve tüm proaktifliğinizle ‘arkadaşlar merhaba, ben xxx’ şeklinde bir tanışma cümlesi kurun, hemen diğer adaylara sıcak bir gülümseme ve eli tam kapsayan bir tokalaşmayla yaklaşın. Da-daaam! İşte ilk gol, herkes yediği golün şaşkınlığıyla ‘neden ilk ben başlatmadım şu tanışma merasimini!’ derken siz tribünlere doğru koşup gol sevincinin keyfini çıkartabilirsiniz. Bu mülakata giren yöneticilere sizin dışa dönük, proaktif ve iletişimi kuvvetli biri olduğunuzu gösterir, özgüveninizi tavan yapar.

2.Riske Girmeyin, Ortalarda Seyredin: Çok pasif olup başından sonuna kadar sessizce tartışmayı dinlemek ve sadece kafanızla onaylamak da sizi eler, tüm mülakata tek başınıza liderlik edip kimseyi konuşturmamak da. Doğru zamanı kollayın, tüm mülakat boyunca yerinde kuracağınız 3 cümle bile sizi bir ‘sonuç odaklı takım oyuncusu’ yapabilir. Yanlış anlaşılmasın, lider ruhlu olmak tabi ki harika bir özellik, ancak sivri olmak değil. Grupta en çok hatırlanan ve en çok takdir edilen aday olmanın yolu sivri olmaktan geçmiyor, bilakis sivrilmek diğer takım arkadaşlarının fikirlerine değer vermediğiniz ve çok ‘benci’ olduğunuz kanısı doğurabilir, risklidir.

3.Etkili İletişim Kurallarını Uygulayın: Özgüvenli bir gülümseme, sürekli göz kontağı, vurgulu ses tonu, tüm eli kapsayan sağlam bir tokalaşma, dik duruş, etkili dinleme. Bunların hepsi bir iletişimin etkili olması için gerekli özellikler. Dolayısıyla bunların hepsini kullanmalısınız. Konuştuğunuz kadar dinleyin, dinlediğiniz kadar konuşun. Konuşan kişiye tüm dikkatinizi verin, gözlerinizden vücudunuza tamamiyle ona odaklanın. Bu sizin sadece yöneticiler arasında değil takım arasında da iyi intiba bırakmanızı sağlayacak.

4.Kimsenin Üzerine Oynamayın: Evet odadakiler sizin rakipleriniz, ancak birilerinin üzerinden yükselmek profesyonel dünyada halen takdir edilen bir şey değil –neyse ki-. Dolayısıyla birilerinin üzerine oynayıp sivrilmeye çalışmak oldukça itici görünebilir, bu riske girmeyin. Eğer fikirlerine katılmadığınız kişiler varsa ‘güzel noktalara değindin ancak fikrinin geneline katılmıyorum’ şeklinde yaklaşabilirsiniz, yani önce iyi bir nokta, sonra kendi fikirleriniz. Bu etkili bir iletişim yöntemidir.

5.Tartışmaya Herkesi Katmaya Çalışın: Odada kaç kişi varsa hepsinin fikirlerini almaya ve sohbete dahil etmeye çalışın. Bu sizin ilerideki cümlelerde referans gösterilmenizi sağlayacak. “İbrahim Bey’in bahsettiği şeye katılıyorum” veya “İbrahim’in dediği gibi, ben de bu konuda şöyle şöyle düşünüyorum” şeklinde kurulan ve sizi referans gösteren cümleler kredi hanenize yeni notlar ekleyecektir. Bu, odadaki kanaat önderi rolünüzü pekiştirecek ve görüşlerine saygı duyulan aday pozisyonunuzu destekleyecektir.

6.Erken Varın, Herkesi Karşılayan Olun: Bir yere erken ulaşmak en güzel özelliklerden biri. Bu size sakin sakin düşünecek zaman, kişilerle daha fazla konuşma fırsatı ve herkesi karşılama olanağı verecektir. Siz odada beklerken herkes odaya girecek ve böylece siz onları ilk karşılayan olacaksınız, ellerini sıkın ve kendinizi tanıtın. İsimleri aklınızda mutlaka tutun. Fırsatınız varsa mülakata katılacak yöneticilerle tanışıp kendinizle ilgili bir öngörü fırsatı verin.

7.Olası Soruları Önceden Mutlaka Çalışın: Bu tüm mülakat taktiklerinin anasıdır. Sizi çok rahatlatacak en önemli taktiklerden biri budur. Tüm olası mülakat sorularını ve cevaplarını bir kağıda yazın ve pratik yapın. Zaten mülakatlarda sorulan sorular bellidir, eğer erken hazırlanmaya başlarsanız en iyi cevabı kendiniz oluşturabilirsiniz. Mülakatta 10 saniyede düzgün bir cevap oluşturmaya çalışmaktan kat ve kat daha iyi bir yöntemdir.

8.Diğer Başarılı Adayları Takdir Edin, Sessizleri Tartışmaya Dahil Edin: Eğer adaylardan biri gerçekten güzel bir cümle kurdu ve gerçekten yararlı bir fikir attıysa ortaya, onu takdir edin. ‘gerçekten iyi bir fikir, katılıyorum’ cümlesi sizin acizliğinizi ve başarısızlığınızı değil bilakis gerçekten takım oyuncusu olduğunuzu ve başarıyı kutladığınızı gösterir, özgüvenli bir harekettir. Ayrıca utangaç, içine kapanık ve konuşmayan kişileri de fikirlerini sorarak tartışmaya katmaya çalışın, bu da takım oyuncusu olduğunuzu gösteren başka bir davranıştır.

9.Kapanışı Siz Yapın, Teşekkür Edin: Grup mülakatının, vaka çalışmasının ne zaman biteceği az çok bellidir, konuyu toparlayan, herkese katılımından ve fikir paylaşımından dolayı teşekkür eden siz olun. Konuyu özetleyip gerekiyorsa insan kaynakları ve yöneticilere sunun, bu grup mülakatının çıktıları bunlardır deyin. Sunum yapılması gerekiyorsa mutlaka siz yapın.

Grup mülakatı eğer iyi hazırlanırsanız ve yukarıdaki rehbere uyarsanız, birebir mülakat kadar kolay atlatabileceğiniz bir mülakat türü. Rakiplerinizle aynı anda sahaya çıkmanız dışında çok da fazla stres yapacak bir şey yok. Kendinize güvenin ve o mülakatı da başarıyla geçeceğinize inanın.

Kaynak: http://www.banaisbul.com

Reklamlar

İngiltere Haftanın 4 Günü Çalışmayı Tartışıyor!

Halk Sağlığı profesörlerinden John Ashton’ın ortaya attığı bu teoriye göre eğer İngilizler haftanın sadece 4 günü çalışırlarsa İngiliz toplumunun stres seviyesinde ciddi bir düşüş olur ve bu da daha mutlu ve sağlıklı bir toplum yaratır. John Ashton’a göre 4 günlük çalışma haftası, çalışanların daha fazla egzersiz yapmaları, aileleriyle daha fazla zaman geçirmeleri için harika bir fırsat.

“Şu an iş hayatının en büyük sorunların biri şu: bir kısım çalışanın inanılmaz ağır bir iş yükü var, diğer kısım ise çalışmak için iş arıyor. Eğer haftanın çalışma günlerini 4 güne indirirsek buna bir denge gelecek, çok çalışanların yükü hafifleyecek, hiç çalışmayanlar çalışma fırsatı bulacak. Bu da çalışanların mental sağlığını rahatlatacak. Çünkü çok çalışanlar iş yükünden, hiç çalışmayanlar “işe yaramama” psikolojisinden dolayı ciddi anlamda psikolojik sıkıntılar çekiyorlar. Çevrenize ve iş dünyasına bakın, iş hayatındaki mental sağlık sorunları gerçekten çok ciddi bir problem.”

John Ashton’ın teorileri bununla da bitmiyor. Daha düşük çalışma günleri insanların kendilerine ayırdıkları zamanı arttıracağı için kişilerin daha güzel, daha çekici gözükmelerini sağlayacak. Dolayısıyla sosyal hayatta daha başarılı insanlar yaratacak. Cincinnati Üniversitesinin yaptığı araştırmaya göre fiziksel olarak çekici ve bakımlı insanlar bu tür metal rahatsızlıklardan çok daha az etkileniyorlar ve daha sağlıklı oluyorlar.

Ülkemizin büyük bir çoğunluğu Cumartesi günü çalışırken İngiltere’nin hafta tatilini 3′e çıkarması fikrini tartışması ulaştığımız seviyenin karşılaştırılması açısından ciddi bir kriter.

 

Kaynak: http://www.banaisbul.com

Çoğu Üst Düzey Yönetici Narsizm Hastası!

Norveç Ekonomi Okulu’nun 3.200 üst düzey yöneticiyle yaptığı bir araştırmaya göre araştırmaya katılan çoğu yönetici narsist kişilik bozukluğu yaşıyor. Narsist Yöneticiler belki hızlı karar alıp başarı odaklı çalışıyor olabilirler ancak uzun vadede çalıştıkları şirkete ciddi zarar verme potansiyeline sahipler.

Deney Norveç Ekonomi Okulunun “Liderlik” adı altında açtığı eğitime başvuran 3.200 yönetici üzerinde yapıldı. Katılma mülakatının yanında bir de kişilik testi uygulayan adaylar incelendiğinde, mülakattan en yüksek notu alan adayların aynı zamanda kişilik testinde de ileri derecede narsist olduğu ortaya çıktı. Narsist Kişilik Bozukluğu yaşayan yöneticilerin takımlarıyla iletişim kurmakta ciddi zorluklar yaşadığı, diğerlerini anlamakta zorlandıkları, sadece kendi işlerini takip ettiklerini ve gerisini önemsemedikleri görüldü.

Araştırmayı yapan enstitünün başındaki Christian Grimso şöyle diyor: “Narsist yöneticiler çoğu zaman başarıya giden yolda kimseyi dinlemiyorlar, hatta onları kullanmaktan da çekinmiyorlar. Statü, Güç ve Para onlar için tek başarı kaynağı ve başka türlü bir başarıyı kabul etmiyorlar”

 

Kaynak: http://www.banaisbul.com

1 MAYIS İŞÇİ SINIFININ BİRLİK MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şubesi 2014/1 Haber Bülteninde “ 1 MAYIS İŞÇİ SINIFININ BİRLİK MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ” hakkında yayımlanan makaleme aşağıda belirtilen linkten ulaşılabilir.

Yaşar Norman

http://www.emo.org.tr/ekler/8511e767850342e_ek.pdf?dergi=960

 

 

İstifanın da Karizmatiği Olurmuş!

 

Ah şu istifa. Çoğu çalışan hayallerini kuruyor belki. Sonraki adımda ne yapacağını bile bilmeye gerek yok, yeter ki şu sevmediğiniz işinizden, gitmek istemediğiniz ofisinizden ve görmek istemediğiniz yöneticinizden kurtulun yeter, değil mi? Sorgusuz sualsiz, bir gün odaya girip, ‘ben kaçıyorum, hadi size iyi günler!’ demeyi kim istemez? Sonrasında sokağa çıkmak, yürümek, oturup bir çay içmek, soluklanmak. O plazaların camdan yapılma suniliği, yüzünüze gülen ama içinden küfürler eden çalışma arkadaşları, arkanızdan konuşmaya meraklı onlarca kişi. ‘Şirketin senin için planları var!’ deyip sırtını sıvazlayan ama tek planı akşam maç izlemek olan yöneticiler. Bunların hepsini tek bir istifayla geride bırakmak, nefes almak, hayata dönmek.

Bu kadar özendirmek yeter, işte bu ‘herşeyin çözümü olan’ istifayı, şu ana kadar olabilecek en karizmatik şekilde gerçekleştiren 10 cengaver, buyrun.

1. Gazete İlanıyla İstifa Etmek

12 yıl Goldman Sachs’ta çalışan Greg Smith, 2012′de New York Times’a verdiği gazete ilanıyla istifa etti. Hazırladığı çizimi gazeteye bastıran ve yanına da bir istifa mektubu iliştiren Greg Smith, “Neden Goldman Sachs’tan Ayrılıyorum?” başlıklı bu mektupta, şirketin müşterilerine KUKLA yakıştırması yaptığını, onları hiç bir zaman önemsemediğini anlattı. Şirketin kültürünün ise zehirli ve yok edici bir kültüre doğru hızla dönüştüğünden bahsetti.

2. Kendi Radyo Programında İstifa Etmek

1993 yılında Radyo 1 isimli radyoda bir program hazırlayıp sunan DJ Dave Lee Travis, bir gün aniden bir şarkıyı durdurup dinleyicilere istifasını sundu. “Şarkıyı, size çok ama çok önemli bir şey söylemek için bir süreliğine durduruyorum. BBC ile ilgili basında gördüğünüz şeyler var, hepiniz biliyorsunuz, bazı değişiklikler yapılıyor ve bu artık benim prensiplerime uymaz hale geldi. Dolayısıyla benim buna bir dur deme vaktimin geldiğini hissediyorum. Benim için tek seçenek ayrılmak, şu anda da tam olarak bunu yapıyorum. Ama unutmayın, biz DJ’lerin bir sözü vardır, ‘show must go on!’

3. Youtube’da İstifa Etmek

Kevin Nalty, aslında bir beyaz yakalı. Bir İlaç firmasında ürün yöneticisi olan Kevin Nalty, Youtube’daki kanalında kısa komedi videoları çekerek üne kavuştuktan sonra, yine youtube üzerinden bir istifa videosu hazırlıyor. Videoda derdini anlattıktan sonra bir veda şarkısı söylüyor ve vücuduna daha önceden yazdığı ‘Sevdiğin Şeyi Yap!’ yazısını gömleğini çıkartarak seyirciye gösteriyor .

4. Herkese Gerçekten İşten Kovulduğunu Mail Atmak!

Groupon CEO’su Andrew Mason, ayrıldığını şirketteki çalışma arkadaşlarına şu şekilde bir mail ile duyurdu: “Groupon’un CEO’su olarak geçirdiğim harika ve etkileyici 4.5 yıldan sonra, artık ailemle daha fazla zaman geçirmeye karar verdim. Şaka şaka, bugün işten kovuldum! Neden olduğunu merak ediyorsanız şirkete gerekli ilgiyi göstermiyorsunuz.”

5. Starwars Açılış Jeneriği ile İstifa Etmek

Joy Mukharji, istifasını sunmak için bulunabilecek en orijinal fikirlerden birini bulmuş ve klasik Star Wars’ın açılış jeneriğindeki kayan yazı formatını kullanmış. Tabi küçük bir farkla, kayan yazı bittikten sonra kendi de çıplak olarak dans etmeye başlamış. Çok farklı bir istifa şekli değil mi?

6. Bir Müzik Bandosuyla İstifa Etmek!

Joey DeFrancesco Rhode adasında bir Oteldeki oda servisi pozisyonundan bir müzik bandosu eşliğinde istifa ettiğinde, sosyal medya’da bayağı büyük bir ses çıkarmıştı.

7. Bilgisayar Oyunu İle İstifa Etmek!

Bir bilgisayar programcısı, istifasını, kendine uyarladığı bir Super Mario kopyasıyla yapmayı akıl etmiş. Oyunda Mario ne zaman bir mantar öldürse mavi arkaplanlı “İstifa Ediyorum!” yazısı beliriyor. Bu oyunu hazırladıktan sonra tüm yöneticilerine ve çalışma arkadaşlarına göndererek istifasını sunuyor.

8. Bir Pastanın Üzerine İstifa Mektubu Yazarak İstifa Etmek!

Chris Holmes, bir hava alanındaki işinden herkesin yaptığı klasik hareketten çok farklı olarak, bir pastaya istifasını yazarak ayrılıyor. Dünyanın en hızlı viral olan istifası olarak da tarihe geçen bu istifa paylaşım rekorları kırıyor. İşin güzeli, Chris Holmes bu istifasından sonra, yapmayı en çok istediği işi, yani bir kek stüdyosunu hayata geçiriyor.

 

“Bu yazı http://www.banaisbul.com ‘dan alınmıştır”

 

Şirkette Çalışanı Mutlu Etmenin Maliyeti

 

Yapılan son araştırmalara göre şirketlerde mutlu bir çalışan yaratmanın maliyeti yılda sadece 1.700TL. Yani eğer bir şirket her çalışanı için 1.700TL’yi doğru bir şekilde harcarsa, çalışanlarının hepsini mutlu edebilir. Viking Foundation’ın yaptığı araştırmaya göre, 50 ve altında eleman çalıştıran şirketlerin %40’ı iş yerinde mutsuzlar. İşte araştırma da tam burada başlıyor; her çalışana, iş yerinde mutlu olabilmesi için tam olarak ne gerektiği soruluyor ve verilen cevaplar toplanıyor. En sık tekrarlanan 3 madde:

•Eğitim

•Maaş

•Sosyallik

Maaşı ayrı tutarak, Eğitim ve Sosyalliğe yapılan yıllık 1.700TL’lik yatırım sayesinde çalışanların mutluluk oranının %40’lardan %70’lere çıkabileceği saptanıyor (geri kalan %30 da zaten maaştan dolayı mutsuz olan kesim).

Profesyoneller arasında mutsuzluğun en önemli sebeplerinden bazıları iş stresi, iş tatminsizliği ve şirket içi iletişimin zayıflığı. Bu temel mutsuzluklara ise aylık veya çeyreklik şirket toplantılarıyla engel olunabilir. Bu toplantıları yılda 4 kere düzenlediğinizi ve kişi başı 200TL para harcadığınızı düşünürsek, yalnızca 800TL’ye bireyin mutluluğunu %13 arttırabiliyorsunuz. Ayrıca kişilerin eğitim ihtiyaçları saptanıp geri kalan para da eğitimlerine harcanırsa, maaş tatminsizliği dışında kalan genel konuların neredeyse hepsi çözülebiliyor.

Tabi şirket içi mutluluğu yaratmak burada yazıldığı gibi kolay olmuyor, eğer olsaydı ve 1.700TL verimi arttırabilseydi kimse bu parayı harcamaktan çekinmezdi. Ancak yine de, çalışanlara doğru harcanmış bir motivasyon bütçesi, şirket genelinde insanları mutlu edebilir.

 

“Bu yazı http://www.banaisbul.com ‘dan alınmıştır”

Doğru İşe Doğru Kişiyi Almak Milyonlar Kazandırabilir!

 

Linkedin ve PriceWaterhouseCoopers şirketinin ortaklaşa yaptığı araştırmaya göre, yanlış işe yerleştirme, yani adayın yetkinlikleriyle işin gerektirdiklerinin örtüşmemesi durumu şirkete ve ekonomiye neredeyse milyonlar kaybettiriyor. Eğer işin yetkinlikleri iyi belirlenmez ve adayın işe uygunluğu göz önünde bulundurulmazsa, hem adayın verimlilik problemleriyle ekonomiye zarar vermesi, hem de şirketlerin işe yerleştirme maliyetlerini çok fazla arttırması olası.

PwC yöneticisi Michael Rendell’e göre, şirketler doğru işe doğru kişiyi almakta ne kadar başarılı olursa verimliliği o kadar arttırırlar ve hantallıktan kurtulurlar.

Adapt to Survive adıyla yapılan araştırma Linkedin kullanıcı veritabanıyla PwC’nin veritabanı birleştirildi ve toplam 11 ülkede çalışanların işe uyumları analiz edildi. Çıkan sonuçlara göre, çalışanların işe uyum performansı yüksek olan ülkelerin genel ekonomik performansı oldukça yüksek. Eğer o marketin şirketleri doğru kişiyi doğru işe yerleştirme konusunda başarılıysa, bu neredeyse 130 milyar dolarlık bir verimlilik artışına sebep oluyor.

Ayrıca araştırmadan çıkan diğer sonuçlar aşağıdaki şekilde:

•Eğer doğru işe doğru insanı almazsanız çalışan 12 ay içerisinde büyük ihtimalle istifa ediyor. İstifa eden çalışan yerine aday bulmak ve onu eğitmek şirketler için inanılmaz maliyetlere yol açıyor.

•Rekabette öne geçmeleri için şirketlerin doğru yeteneğe yatırım yapmaları gerekiyor.

“Bu yazı http://www.banaisbul.com ‘dan alınmıştır”

Kaynak: http://www.bna.com/hiring-right-person-n17179889716/