Category Archives: Çevre

SAHİLLERİN KİRLİLİK HARİTASI ÇIKARILACAK

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’nin kıyı şeridi 3 araştırma gemisiyle taranarak, kirlilik haritaları çıkarılacak.
Türkiye’nin 8 bin 333 kilometrelik kıyı şeridi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca TÜBİTAK’tan kiralanan 3 araştırma gemisi tarafından inceleme altına alındı.
Bakanlık ekipleri, gemilerle Karadeniz, Akdeniz, Ege ve Marmara denizleriyle boğazlarda kirlilik ölçümleri yapmaya başladı.
Araştırma gemileri, Edirne’nin Enez ilçesinden başlayarak, Hatay’a kadarki hattı 2 kez tarayacak. Eş zamanlı olarak Marmara ve Karadeniz’de de çalışmalara başlandı. Ekim ayına kadar ara rapor çıkarılacak. Denizlerdeki kirlilik oranları, yaz ve kış dönemlerinde ayrı yarı belirlenerek, karşılaştırılacak.
Denizlerdeki fizikokimyasal, kimyasal ve biyolojik izleme, AB Su Çerçeve Direktifi ve AB Deniz Stratejisi Çerçeve Direktifi kapsamında yapılacak.
Deniz suyu ve dipteki çökeltinin yanı sıra plankton, midye ve balık gibi tüm canlılarda ağır metal de olmak üzere kirlilik izi aranacak. Kirliliğin hangi mevsimlerde arttığı ve alınan tedbirlerin yeterliliği değerlendirilecek.
-Çalışmalar yıl sonunda tamamlanacak
Toplam 250 noktada yürütülecek çalışmalar, 2014’e kadar tamamlanacak ve her yıl düzenli olarak tekrarlanacak. İncelemelerden sonra denizlerin kirlilik ve biyolojik kimyasal karnesi çıkartılacak. Sonuçlara göre ulusal deniz yönetimi politika ve stratejileri belirlenecek.
Sonuçlar, denizlerin canlı ve cansız kaynaklarının korunması, sürdürülebilir kullanımı, ulusal deniz ve kıyı yönetimi politika ve stratejilerinin saptanmasına yönelik hazırlanacak politikalara temel oluşturacak.
-Deniz kirliliği önemli gündem maddesi
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de, tüm dünyada olduğu gibi deniz kirliliği ve kıyılarla ilgili sorunların önemli gündem maddeleri arasında yer aldığını söyledi.
Denize atık dökenleri kamerayla tespit edip, ceza verme noktasında çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Bakan Bayraktar, deniz kirliliğiyle mücadele çalışmalarının ciddi şekilde süreceğini kaydetti.

e-ÇED YILDA 5 BİN AĞAÇ KURTARACAK

e-ÇED Yılda 5 Bin Ağaç Kurtaracak
Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci, yatırımların daha hızlı gerçekleşmesi ve kağıt israfının önüne geçilmesi için elektronik ortama aktarıldı.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, evrak işlemleri ve postada yaşanan zaman kayıplarını engellemek amacıyla ÇED sürecini e-devlet kapsamına aldı.
Bakanlık ile müşavir firmalar arasında ÇED raporu onaylanıncaya kadar geçen süreçteki yazışmalar artık elektronik ortamda yapılacak. 9 ayı bulan yazışmalar, 3 aya indirilerek yatırımcının da zaman kaybı önlenecek.
– Kağıt israfı ve zaman kaybı önlenecek
ÇED sürecinin elektronik ortama geçmesiyle yılda 5 bin 100 ağaç kesilmekten kurtarılacak, 132 bin ton temiz suyun israfı önlenecek, 2 milyon 280 bin kilovat saat enerji tasarrufu sağlanacak.
Bakanlık, ÇED süreci yönetim modelini açarak lisans verdiği müşavir şirketlerden firma bilgilerini girmelerini istedi. Elektronik ortama geçişle Bakanlık, 81 ildeki ÇED sürecini anında takip edebilecek.
Raporun tesliminden onay aşamasına kadarki süreçte hem yatırımcı hem de müşavir firma SMS ve e-postayla bilgilendirilecek. Bu sayede yatırımcının süreci yakından izlemesi sağlanacak.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ULUSAL EYLEM PLANI TAMAMLANDI

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca hazırlanan İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı (İDEP) tamamlandı.
İDEP’in Türkçe versiyonuna ulaşmak için lütfen tıklayınız….
İDEP’in İngilizce versiyonuna ulaşmak için lütfen tıklayınız….
Eylem Planı ile enerji verimliliğine yönelik teşviklerin yüzde 100 artırılması, sanayi sektöründe üretilen GSYH başına eşdeğer karbondioksit yoğunluğunun azaltılması, kamu binalarında enerji tüketiminin yüzde 20 azaltılması, karayolu yerine demir ve deniz yollarına ağırlık verilmesi, su kaynaklarının bütüncül yönetimi planlanması, afetler için tatbikat yapma düzeyine çıkılması kararları alındı.
Bakanlıkça yapılan açıklamaya göre, ilgili tüm Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademisyenler ile uluslararası örgütlerin katılımı ile hazırlanan İDEP tamamlandı.
İDEP ile enerji, binalar, ulaştırma, sanayi, atık, tarım, arazi kullanımı ve ormancılık ve uyum başlıkları altında iklim değişikliği ile mücadele için alınacak önlemler belirlendi.
İDEP ile belirlenen hedeflerin bir kısmı şöyle:
ENERJİ VERİMLİLİĞİ TEŞVİKLERİ YÜZDE 100 ARTACAK
– Yürütülen ve planlanan çalışmalar kapsamında birincil enerji yoğunluğunun, 2015 yılında 2008 yılına göre yüzde 10 oranında azaltılması.
– Enerji verimliliği uygulamaları için verilen teşvik miktarını 2015 yılına kadar yüzde 100 artırılması.
– 2023 yılına kadar ülke çapında elektrik dağıtım kayıplarının yüzde 8’e indirilmesi.
– 2015 yılına kadar Türkiye’de karbon piyasasının kurulmasına yönelik çalışmaların yapılması.
SANAYİDE KİŞİ BAŞINA CO2 AZALTILACAK
– Sanayi sektöründe enerji kullanımından (elektrik enerjisi payı dahil) kaynaklanan sera gazı emisyonlarının sınırlandırılması.
– 2023 yılına kadar sanayi sektöründe üretilen GSYH başına eşdeğer karbondioksit yoğunluğunun azaltılması.
KAMU BİNALARINDA ENERJİ TÜKETİMİ AZALTILACAK
– Kamu kuruluşlarının bina ve tesislerinde, yıllık enerji tüketiminin 2015 yılına kadar yüzde 10 ve 2023 yılına kadar yüzde 20 azaltılması.
– 2017 yılından itibaren yeni binaların yıllık enerji ihtiyacının en az yüzde 20’sinin yenilenebilir enerji kaynaklarından temin edilmesi.
– 2023 yılına kadar yeni yerleşmelerde yerleşme ölçeğinde sera gazı emisyonunun (pilot olarak seçilen ve sera gazı emisyon miktarı 2015 yılına kadar belirlenen) mevcut yerleşmelere göre en az yüzde 10 azaltılması.
KARAYOLU YERİNE DEMİR VE DENİZ YOLLARI
– 2023 yılı itibariyle demiryollarının yük taşımacılığında (2009 yılında yüzde 5 olan) payının yüzde 15’e, yolcu taşımacılığında (2009 yılında yüzde 2 olan) payının yüzde 10’a çıkarılması.
– 2023 yılı itibariyle denizyollarının kabotaj yük taşımacılığındaki (2009 yılında ton-km olarak yüzde 2,66 olan) payının yüzde 10’a, yolcu taşımacılığındaki (2009 yılında yolcu-km olarak yüzde 0,37 olan) payının yüzde 4’e çıkarılması.
– 2023 yılı itibariyle karayollarının yük taşımacılığındaki (2009 yılında ton-km olarak yüzde 80,63 olan) payının yüzde 60’ın altına, yolcu taşımacılığındaki (2009 yılında yolcu-km olarak yüzde 89,59 olan) payının yüzde 72’ye düşürülmesi.
AFETLERE KARŞI TATBİKAT YAPILACAK
– İklim değişikliğine bağlı sel, taşkın, çığ, heyelan vb. doğal afet risklerinin tespit edilmesi.
– İklim değişikliğine bağlı doğal afetlere müdahalede taşra teşkilat kapasitelerinin güçlendirilmesi ve tatbikat yapabilme düzeyine eriştirilmesi.
– 2005 yılı baz alınarak düzenli depolama tesislerine kabul edilecek biyobozunur atık miktarının, 2015 yılına kadar ağırlıkça yüzde 75’ine, 2018 yılına kadar yüzde 50’sine, 2025 yılına kadar yüzde 35’ine indirilmesi.
VAHŞİ ÇÖP DEPOLAMA SAHALARININ TAMAMI KAPATILACAK
– 2023 yılı sonuna kadar ülke genelinde entegre katı atık bertaraf tesislerinin kurulması ve belediye atıklarının yüzde 100’ünün bu tesislerde bertaraf edilmesi.
– 2023 yılına kadar vahşi depolama sahalarının yüzde 100’ünün kapatılması.
ORMANCILIK FAALİYETLERİNE HIZ VERİLECEK
– Orman alanlarında tutulan karbon stok miktarını 2020 yılına kadar 2007’dekine (2007’de 14.500 Gg, 2020’de 16.700 Gg) göre yüzde 15 artırılması.
– Ormansızlaşma ve orman zararlarını 2020 yılına kadar 2007 yılı değerlerine göre yüzde 20 azaltılması.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE UYUM FAALİYETLERİNE AĞIRLIK VERİLECEK
– Su kaynaklarının yönetimi, gıda güvencesinin sağlanması, biyolojik çeşitliliğin korunması, insan sağlığı üzerindeki etkilerin araştırılması gibi uyum faaliyetlerine ağırlık verilmesi.

Dağların buzuldan kalkanları

DağDelisi

Fransız bir ekip Mont Blanc’ın kuzey yüzünde yer alan ve Chamonix kasabasına doğru ilerleyen Bossons buzulu üzerinde bir çalışma gerçekleştirdiler (link). Çalışmanın amacı buzul örtüsüne sahip olan ve olmayan bölgelerdeki erozyon etkinliğini anlamak. Diğer bir deyişle buzulların varlığı topoğrafyanın aşınmasını arttırıyor mu, azaltıyor mu? Bu soruyu cevaplayabilmek. Genel görüş, buzulların çok kuvvetli bir aşındırıcı olduğu ve dağları hızlı biçimde yonttuğu, derin ve “U” şeklinde vadiler kazarak kütle taşınımını arttırdığı yönündedir (Dağ delisi arşivindeki muhtelif buzul fotoğraflarını bakmak için linki tıklayabilirsiniz).

Mont Blanc dağı çok aşamalı başkalaşım geçirmiş bir temel kayaç grubuna sokulmuş granitten oluşuyor. Yani temel olarak birbirinden farklı iki grup kayaç var. Yukarıda belirlenen soruyu çözmek amacıyla ekibin kullandığı yöntem buzulun üzerinde (aşınmış ve) taşınan malzeme ile buzul altı derelerdeki malzemenin miktarını belirlemek ayrıca bu malzemelerinnin hangi kayaç grubuna ait olduğunu bulmak. Ardından bu ögeleri yaşlandırarak aşınan malzemelerin kaynağını saptamak. Basitçe özetlersek aşınmış malzemeleri, buzulun aşındırma…

View original post 349 kelime daha

Görsel

DOĞAL SİT BİLGİLERİ SAYISAL ORTAMA AKTARILIYOR

TABİAT VARLIKLARI VE DOĞAL SİT ALANLARI İLE ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGELERİ HAKKINDA YÖNETMELİK

Tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre koruma bölgelerinde bulunan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin idaresi hakkında yönetmelik 02.05.2013 tarih ve 28635 sayılı ile Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre koruma bölgelerinde; bölgenin sahip olduğu çevre değerlerini korumak ve sürdürülebilir kullanımını sağlamak için devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlere ilişkin işletme, işlettirme ve kullanım izinlerinin verilebilmesi ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla 02.05.2013 tarih ve 28635 sayılı ile Resmi Gazetede yayımlanan “Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Yerlerin İdaresi Hakkında Yönetmelik” ile;
• Özel Çevre Koruma Bölgeleri ile birlikte Doğal Sit Alanları ve Tabiat Varlıklarında yer alan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlarda izin ve işletme talepleri değerlendirilecektir.
• Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde yer alan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanların ön izin ihalesi ve kullanma izni verilmesiyle 29 yıla kadar kiralama işlemi yapılabilecektir.
• Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde yer alan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanların protokol veya ihale yolu ile işletilmesine kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca (Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü) tarafından Ecrimisil alınacaktır.
Daha önce, Mülga Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı tarafından 383 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede bulunan “Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiralanması ve bu yerler için gerekli görülen hallerde kullanma izni verilmesi, işletilmesi, işlettirilmesi ve diğer tasarruf hakları Başkanlığa aittir” hükmüne dayanarak Özel Çevre Koruma Bölgelerindeki günübirlik alanlardaki izin ve işletme işlemleri 10 Mayıs 2007 tarih ve 26518 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanan “Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı Taşınır Mal Ve Taşınmaz Satışı, Trampa, Kiraya Verme, Sınırlı Ayni Hak Tesisi, Ecrimisil Ve Tahliye Yönetmeliği” kapsamında yürütülmekte idi. Söz konusu yönetmelik ile;
• Sadece Özel Çevre Koruma Bölgelerinde yer alan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlarda izin ve işletme talepleri değerlendirilmekteydi.
• Özel Çevre Koruma Bölgelerinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre en fazla 10 yıl süre ile kiralama işlemleri yapılıyordu.
• Özel Çevre Koruma bölgesinde yer alan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanların protokol veya ihale yolu ile işletilmesine kadar Maliye Bakanlığı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) tarafından Ecrimisil alınmaktaydı.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NDAN VALİLİK VE BELEDİLERE ÇED UYARISI

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu olmadan ruhsat verilip inşaata başlatılan işletmeler için belediye ve valilikleri uyardı. Bakan Bayraktar, belediye ve valiliklere gönderdiği uyarı yazısında ÇED olumlu veya ÇED gerekli değil kararı almadan inşaata başlayan işletmelere, proje bedelinin yüzde 2’si oranında para cezası verileceği ve ÇED raporu tamamlanıncaya kadar inşaat faaliyetlerinin durdurulacağı uyarısında bulundu.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından başlatılan incelemelerde, ÇED Yönetmeliğe tabi olup, ÇED Kararı olmadan ruhsat alanlar olduğu ortaya çıktı. Sorunun eksik bilgilendirmeden kaynaklandığının sonucuna varan Bakanlık, ÇED raporu olmadan yapı ruhsatı alan işletmeler konusunda valilik ve belediyeleri uyardı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar imzasıyla 81 ilin valisi ve belediye başkanlarına uyarı yazısı gönderildi.
Yazılı uyarıda; belediyeler tarafından ÇED raporu olmadan inşaat ruhsatı verilen işletmelerin Çevre Kanuna aykırı hareket ettikleri belirtildi. Yazıda: “Bu güne kadar birçok proje sahibin ÇED yönetmeliği hükümlerini yerine getirmeden projelere ilişkin inşaat çalışmalarına başladıkları, özellikle belediyeler tarafından ÇED yönetmeliğine yönelik sorgulama yapılmadan inşaat veya yapı ruhsatlarının verilmesi nedeniyle projelerin durdurulduğu ve proje bedelinin yüzde 2 oranında idari para cezasının uygulandığı tespit edilmiştir. Bu durum yatırımcıları mağdur ettiği gibi projelerin hayata geçmesini geciktirmekte dolayısıyla zaman ve ekonomik kayıpların yaşanmasına da neden olmaktadır” uyarılarına yer verildi.
Bakanlığın uyarısıyla mağduriyetler önlenecek
ÇED raporu olmadan yapı ruhsatı alan firmalara yapılan denetimler sonrası yüklü miktarda para cezası kesiliyor. Bakanlık bu firmaların proje maliyeti üzerinden yüzde 2 oranında ceza kesme yetkisine sahipken, büyük maliyetli projelerde bu rakam 2-3 milyon lirayı bulabiliyor. Ayıca yapılan denetimlerde raporu olmayan firmaların ÇED raporunu tamamlayınca kadar inşaatı durduruluyor. Bu da yatırımcı için hem zaman kaybı hem de maddi kayba neden oluyor.

EVSEL ATIKLARI EKONOMİYE SOLUCANLAR KAZANDIRACAK

Şehirlerin çöp sorununa solucanlar çare olacak. Türkiye’de ilk defa İzmir’de kurulacak tesisle, solucanlar tarafından evsel atıklar yenerek gübre üretilecek.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın başlattığı projeyle evsel atıkların dönüştürülmesinde solucanlardan yararlanılacak. İzmir Karabağlara yapılacak tesisle evsel atıklar solucanlar marifetiyle gübreye dönüştürülerek ekonomik değer oluşturulacak. Engellilerin çalışacağı tesiste uygulanan modelin Türkiye geneline yayılması da planlanıyor.
Yer tespiti yapılan projede, gübre üretimine Ekim ayında başlanacak. Proje için ABD, Romanya ve Ukranya’dan çöp işinde uzman 1 milyon solucan ithal edilecek. 9 bin metrekare alan üzerine kurulacak ve bin 930 ton kapasiteli tesiste sadece pazarların sebze ve meyve atıkları gibi organik evsel atıklar kullanılacak. Yine Karabağlar ilçesinde bulunan katı atık tesisinden de buraya evsel atıklar getirilecek. VERMİ adı verilen kırmızı solucanlar bu atıkların üzerine salınacak. Solucanlar tarafından kemirilen evsel atıklar, 15 günle 1 ay arasında değişen sürelerle gübreye dönüşecek. Solucanlar tarafından üretilen gübre, park, bahçe ve zirai alanda kullanılacak. 1,5 milyon TL’lik maliyeti olan tesis ile yılda ekonomiye 45-50 milyon TL’lik katma değer sağlanacak.
ZİHİNSEL ENGELLİLER ÇALIŞACAK
İşkur, KOSGEB, Tarım Bakanlığı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de destek verdiği projede, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da yer alacak. Aile Bakanlığı’nın desteğiyle, projede zihinsel engelli vatandaşlar istihdam edilecek. Gübre tesisinde 15 yaş üstü 50 zihinsel engelli çalışacak.

BELEDİYELERE 311 MİLYON LİRALIK ÇEVRE DESTEĞİ VERİLDİ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu İller Bankası, yerel yönetimlerin her türlü alt yapı ve üst yapı hizmetlerinde finansal ve proje desteğini sürdürmeye devam ediyor. İller Bankası, geçen yıla oranla bu yıl daha fazla atık su arıtma inşaatı gerçekleştirerek, yılın ilk yarısında belediyelere 311 milyon lira finansman desteği sağladı.
Yerel yönetimlerin projelerini bir an önce tamamlaması için harekete geçen İller Bankası atıksu arıtma tesisi ihtiyaçlarını hibe ve kredi desteğiyle çözüme kavuşturuyor. İller Bankası bu yıl, geçmiş yıla oranla daha fazla atıksu artıma tesisi inşaatı için maddi destekte bulundu. İller Bankası, bu yılın ilk yarısında belediyelere atıksu artıma ihtiyacı için 311 milyon lira finansman yardımı yaptı.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, temiz çevre ve sürdürülebilir şehircilik anlayışının gereği olarak yerel yönetimlerin her türlü alt yapı ve üst yapı hizmetlerine proje ve finansman desteği sağlayacaklarını kaydetti.
Bakan Bayraktar, “2013 yılı içerisinde yerel yönetimlerin ihtiyaçlarını göz önüne alarak gerçekleştirdikleri çalışmalar sonucu atıksu arıtma alanında 19 proje ve 53 tesis inşaatıyla toplam maliyeti 311 milyon lira olan 72 adet iş yürütüldü. Geçtiğimiz yıllarda ortalama 75-80 civarında atıksu arıtma proje ve tesis inşaatı gerçekleştirilirken, bu yılın ilk altı ayında bu ortalama rakama ulaşmış bulunuyoruz. Önümüzdeki günlerde yapacağımız yeni ihalelerle bu rakamın yılsonuna kadar önemli bir noktaya geleceğini tahmin ediyoruz. Çevreyi korumak için ne kadar fazla tesis yaparsak o kadar fazla nüfusa hizmet sağlamış olacağız. Çevre değerleri insanlığın ortak malıdır. Çevrenin korunması yönünde bize proje getiren bütün belediyelere, hiçbir siyasi ayrım yapmadan sonuna kadar destek veriyoruz” dedi.

MOBİL ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK UYGULAMASI YAYINA GEÇTİ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mobil Çevre ve Şehircilik uygulaması yayınlanmış olup uygulamaya android işletim sistemine sahip cihazlar için Google Play Store’dan, ios işletim sistemine sahip cihazlar için App Store’dan erişebilirsiniz.
Uygulamada Bakanlığımız güncel duyuru ve haberleri, mevzuatlar, ihaleler, iletişim bilgileri ile egzos emisyon istasyonları ve taşra teşkilatımızın harita tabanlı yol tarif bilgilerine ulaşabilirsiniz.