Category Archives: Yönetim

Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma

 

Dünyadaki KİT harici tüm şirketlerin yüzde 65-85´i aile şirketi. Fortune 500 içinde yer alan şirketlerin yüzde 40´ından fazlasının aile şirketi olduğu biliniyor. Aile şirketleri dünyada en yaygın şirket tipi. Fakat bazı aile şirketleri kuşaklar boyu başarılı olup varlıklarını sürdürebilirken, bazıları kısa sürede dağılarak yok olup gidiyor.

Başarılı ve süreklilik sağlayan bir aile şirketi, geleceği önceden gören ve ilerde oluşabilecek olayları gerçekleştirmeden, izleyeceği stratejiyi planlayan ve kurumsal yapıyı oluşturan şirket olarak tanımlanıyor.

Aile şirketleri için hem iş hem aile boyutunda tehlike sinyalleri değişimin gerekliliğini gösteriyor; iş boyutunda rekabette başarılı olunan alanlarda yaşanan gerilemeler; pazar payı, kalite ve müşteri memnuniyetinde negatif gelişmeler, satışlar sabit kalır ya da artarken karların düşmesi, kronik olarak yaşanan nakit akış problemleri, çalışan sirkülasyonun yükselmesi, çalışanlar arasında moralsizlik ve gergin ortam. Aile boyutunda problemlerin varlığı ve işi etkilediğinin gözardı edilmesi, aile bireylerinde stres de bağlı ülser, birden fazla boşanma ve yeniden evlenmeler, ilişkileri canlı tutmak için paranın kullanılması zaman zaman karşılaşılan durumlardandır. Başarılı ve süreklilik sağlayan bir aile şirketi, geleceği önceden gören ve ilerde oluşabilecek olayları gerçekleşmeden, izleyeceği stratejiyi planlayan ve kurumsal yapıyı oluşturan şirkettir.

Aile şirketlerinin yaşadıkları sorunları genel hatları ile üç boyutta inceleniyor; şirket yönetimi (başlangıç, büyüme, olgunlaşma), aile içi ilişkiler (patron şirketi, kardeşler ortaklığı, kuzenler konsorsiyumu) ve ortaklık/kontrol yapısı (girişimci, iş adamı/kadını, birlikte çalışma, devir teslim) Her aile şirketi aile, iş ve ortaklık ekseninin farklı kesişim noktası üzerinde bulunmakta olup, zaman içerisinde bu kesişim noktasından bir diğerine hareket etmekte Her konumun kendine has cevap bekleyen soruları bulunuyor. Her konumda gündeme gelen soruları cevaplamadan aile şirketlerinin büyümesi, başarılarını devam ettirmeleri çok zor ve hatta imkansız olarak görülüyor. Aile bireyleri arasındaki iletişimin güçlenmesi ve problem çözme yeteneği, aile şirketleri için çok büyük bir avantaj sağlar. Sorunları aşmanın bir başka yöntemi de, aile şirketinin potansiyel problemleri önleyecek politika ve stratejileri bugünden oluşturmaktadır. Başarılı aile şirketlerinin bu ortak ve en belirgin özelliğini oldukça başarılı bir aile şirketi liderinin söylediği şu söz özetleyebilir; “Görünen şu ki başarısız aile şirketleri problem ve uyuşmazlıklardan kaçınıyorlar. Aileler kafalarını kuma gömüp problemlerden kaçmakla ne yazık ki çok zevkli bir şekilde öğrenecekleri pek çok şeyi hep beraber kaçırıyorlar.”

Bu soruların sistematik ve bilinçli bir şekilde ele alınıp çözülmesinde ve şirketlerin “iyi yönetilen” ve “geleceğini garantilemiş” şirketler olarak konumlanmalarında, bu sayede ailenin birliği ve bütünlüğü olumsuz yönde etkiliyebilecek bir çok sorunun da ortadan kaldırılması gerekiyor.

 

Kaynak. http://www.kobitek.com

Kolektif – Strateji (2013)

Kitap Kokusu

  • STRATEJİ, Kolektif, çeviren: Melis İnan, Optimist Kitap, iş dünyası, 324 sayfa

STRATEJI

Farklı yazarların katkıda bulunduğu bu kitap, iş dünyasında strateji belirlemenin ve uygulamanın ipuçlarını sunuyor. Özellikle konuya giriş yapmak isteyenlere hitap eden kitapta, stratejiyi belirleyen farklı rekabet kuvvetlerinin nasıl kullanılacağı, şirketin vizyonunu oluşturmak, iş modelini yeniden yaratmak, başarılı strateji yürütmenin yolları, öncelikleri belirlemenin ipuçları ve stratejileri iyi işleyen performanslara dönüştürmek gibi konular ele alınıyor.

View original post

Stratejik Yönetimde Başarı

İsmetBarutcugil

STRATEJİK YÖNETİM 101 Stratejik başarı, şirket çapında açık bir şekilde duyurulan, anlaşılan, paylaşılan bir “yön”ün belirlenmiş olmasına bağlıdır. Bu, şirketin vizyonunun ve misyonunun doğru bir biçimde tanımlanmış olması anlamına gelir ve stratejik başarının temelini oluşturur.

View original post 266 kelime daha

Sahada Mülakat Simülasyonu

Blog AZ

mülakat
Şirketler içinde fonksiyonlar arası her zaman bir ihtilaf söz konusu olur: “Biz daha önemliyiz, siz ne yapıyorsunuz ki?” Tarzında bir çok tartışma yaşanır. Kurumsallaşmış şirketlerde bu durum aleni yaşanmasa da içten içe bireyler arasında beslenilen duygular vardır. Bu tartışmalar gidedursun en önemli departmanlardan birisi kuşkusuz şirkete para akışını sağlayan Satış departmanıdır. Satış departmanı tüketici ile teması sağlayan, birebir ya da kitlesel olarak tüketiciye dokunan, tüketmelerini sağlayan bir departmandır hepimizin bildiği üzere. Birçok sektör ve şirkette de Saha diye nitelendirilen tüketiciye temas noktalarında şirketler satış operasyonlarını çeşitli yollarla gerçekleştirmeyi amaçlar; bu noktalarda da dolayısıyla çalışanlarını kullanırlar. Saha Satış Temsilcisi, Müşteri Temsilcisi, Aktif Saha Satış Personeli vb… birçok isim türevini görebileceğimiz bu pozisyonlar şirketin ihtiyacı olan benzini (para) sağlamak amacıyla çeşitli operasyonların gerçekleştirilmesinde başrol oynarlar. Peki böyle çalışanlar nasıl işe alınırlar?

İşe alım süreçleri firma ve pozisyona göre değişiklik gösterir. Birçok farklı teknik uygulanır adaylara: Genel Yetenek Testleri, Kişilik Envanterleri, İngilizce Testleri…

View original post 434 kelime daha

Yöneticilere Her Bahane Sökmez

Bir yönetici olarak bitirilmemiş işler, istenilen izinler veya hatalar için sık sık bahaneler duymanız muhtemeldir. Peki, bu bahanelere nasıl tepki vermek gerekir?

Milliyet internet sitesinde yeralan bilgilere göre, iş hayatındaki sıkıntılar veya sorumsuzluklar bahanelerle anlatılır. Yöneticiler inanmış gibi görünse de çoğunun bahane olduğunu bilir. Ancak verdikleri cevaplar çalışanlarına inandıkları gibi algılanabilir. Bu konuda işverenlere önemli bir görev düşmektedir. Karşısındakini incitmeden ancak söz konusuysa hayal kırıklığını da belirterek bir karşılık verilmelidir. İşte söylenen bahaneler ve yöneticilerin vermesi gereken yanıtlar…

“Tamam, sorun yok” demekten vazgeçin

Odasına çekinerek giren ve verdiğiniz işi yapmamış olan bir çalışanın muhtemel bahaneleri şunlardır: “Son zamanlarda çok yoğunum, hiç zaman bulamadım,” “Şu noktayı anlayamadım, o nedenle yetiştiremedim,”. Yoğun veya konuyu anlayamamış bir çalışanın bunu son gün değil proje sürecinde belirtmesi gerekir. İleri görüşlü olup yetişemeyeceği bilgisini veren çalışan samimidir. Bu tip durumlarda “Tamam, sorun yok” demek yanlıştır.

İşverenin yapması gereken hayal kırıklığını ince bir şekilde dile getirmektir. “Beni hayal kırıklığına uğrattın,” sert bir cümledir. Onun yerine “Keşke bunun bilgisini daha önce verseydin. Bu oldukça önemli bir proje ve bugüne yetişmesi gerekiyordu. Şimdi bütün ekip bunu bitirmek zorundayız,” tarzı karşılıklar duruma göre uygun olabilir.
Soru sormaktan çekinmeyin
Çalışanınızın bahanesini dinledikten sonra konunun hemen kapanmasına izin vermeyin. Verdiğiniz işi unutmadığınızı gösterecek sorular sorun. “Bu proje sana ne zaman verilmişti?” , “Ne zaman çalışmaya başladın?” ve “Zamanı nasıl ayarlamıştın?” gibi sorular sorun. Çalışandan örneğin; “Finans departmanı cevap dönmediği için yapamadım.” gibi bir cevap alırsanız “Bu konuyla ilgili herhangi bir yöneticiye danıştın mı?” sorusu uygun olacaktır.
Bir dahaki sefer için beklentilerinizi söyleyin
Gelecek sefer vereceğiniz bir proje için ne tür beklentileriniz olduğunu mutlaka belirtin. Çalışanları ikileme düşüren en büyük sorun işverenlerin beklentilerini bilmemektir. Ne tür çalışmayı, ne zaman, hangi formatta istediğinizi belirttiğinizde daha etkili sonuçlar alacağınızı göreceksiniz. Bu sayede bahanelerin de önüne geçmiş olacaksınız. Ayrıca bir sorun olduğunda proje bitiminde değil hazırlık aşamasında bilgilendirilmek istediğinizi açıkça söyleyin.

Kötü Yönetici İşten Çıkma Sebebi

Florida Eyalet Üniversitesi’nin yaptığı araştırma işten ayrılma sebeplerini gözler önüne serdi. Çoğu durumda çalışanlar işlerini değil aslında müdürlerini bırakıyor.
Milliyet kariyer sitesinde yer alan bilgilere göre, yöneticilik vasfına sahip olmayan insanların bu pozisyonlarda olduğu şirketlerde işler genellikle sarpa sarar. Çalışanlarına eşit mesafede durmayan ve motivasyonu arttırmayana müdürler nedeniyle mutsuz çalışanlar ortaya çıkar. Bazı müdürler ise işleri bir seviye daha üste çıkarıp hayatı zehir edebilir. İşte çalışanların işten çıkmalarına sebep olan yönetici davranışları…
Amaçsız toplantılar
Her sabah yapılan rutin toplantıların belirli amaçlara hizmet etmesi gerekir. Günlük hedeflerin konulması, organize olunması ve departmanlar arası iletişimin sağlanması beklentileri söz konusudur. Ancak çoğu müdür yapılan işi söylemekle yetinip nasıl yapılması gerektiğini, hangi sırada ilerleneceğini belirtmez. Bu tür durumlarda yanlış yaklaşımlar veya adımlar gereksiz sorunlara yol açabilir.
Bir yönetici olan iş planının çıkarılması ve bunun çalışanlara detaylı bir biçimde sunulması önemlidir. Sorunların etkili bir biçimde çözülebilmesi ve projelerin sorunsuz yürüyebilmesi için organizasyon bütünlüğünün önemi büyüktür.
Kişisel bağ kuramamak
Çoğu yöneticinin “aferin” demekten başka bir şey yapmadığı aşikardır. Çalışanlarıyla kişisel bağ kurmadıkları gibi ofislerinin kapısını kapatıp çalıştıklarında çalışanların önüne bir duvar daha koymuş olurlar. Yapılan işin kıymetinin bilinmediği düşüncesine kapılan çalışanlar önemli hissedecekleri işlerin arayışına girerler.
İlk iş olarak kalkın ve odanızın kapısını açın. Bu sadece çalışanlarınız sizi rahatsız ettiğini düşünmeyecek ve işleri yakından takibinizi kolaylaştıracaktır. Yapılan işi maille değil bizzat giderek kontrol edin. Bir iş verip unutmayın. Zira yaptığı işin görülmediğini düşünen çalışan bir dakika bile durmayacaktır.
Çalışanların arkasında durmamak
Çalışanlar arkalarında duracak bir müdür ister. Hatalar söz konusu olduğunda onları herkesin içinde rencide eden bir müdür tüm çalışma isteğinin kaybolmasına hatta intikam duygusunun sivrilmesine neden olabilir. Bazı müdürler işi abartıp dedikodu, çalışanları birbirlerine düşürme ve etik olmayan daha pek çok davranışta bulunabilir.
Çalışanlarınızın sorunlarını açık yüreklilikle dinleyin. Ancak size anlatılan özel şeyleri ertesi gün tüm ofisle konuşmayın. Ne kadar güvenilir bir müdür olursanız o kadar etkili sonuçlar alabilirsiniz.

Büyük Ekip Yönetimini Sırları – Eskalasyon

Engin Utkan Blog

“Büyük Ekip Yönetiminin Sırları” yazı dizime “İletişim” konusu ile burada başlamıştım. İkinci olarak ele almak istediğim konu eskalasyon.

İş ve operasyon yönetirken sık sık irili ufaklı sorunlarla karşılaşırsınız. İşlerin yönetimini altınızdaki yöneticilere delege etmişsinizdir. Ufak sorunlarla ilgilenmek zaman ve kaynaklarınızın yanlış yere kullanılmasına yol açacağından, bunlarla ilgilenmek istemezsiniz. Ufak sorunları yetkinliklerine göre yetkilendirdiğiniz altınızdaki yönetici ve yöneticilerin çözmesini beklersiniz. Peki göreceli daha büyük sorunların size gelmesini nasıl sağlayacaksınız?

Etkin bir delegasyon dengesi etkin bir eskalasyon yönetimi gerektirir. Kelime anlamından da çıkartabileceğiniz üzere eskalasyon belli bir seviyede çözülemeyen sorunun bir üst seviyeye çıkartılması demektir. Bir çok alt yönetici eskale edilmesi iyi olabilecek sorunları kendileri çözmek isteyebilirler. Bunun temelde iki sebebi vardır:

1. Alt yöneticinin başarı arzusu yüksektir ve eskalasyonu bir başarısızlık ya da yenilgi olarak algılayabilir.

2. Üst yöneticinin tarzı veya şirket kültürü, bu tip durumlarda alt yöneticiyi cezalandırmaktadır.

İlk kök nedeni azaltmak, ikincisini de büyük oranda yok etmek üst yöneticinin elindedir…

View original post 262 kelime daha