Tag Archives: Ekonomi

Ekonomimizde Kırılganlık

Ekonomimiz son dönemde iniş ve çıkışlarla büyüyor. Yalnız bu büyüme içinde kırılganlıklar gözden kaçmıyor. Örneğin, ekonomi rekabet güçsüzlüğü yaratıyor ve ihracat yerine, daha çok iç pazara yönelik. İhracatta ithalata bağımlılık iyice kendini gösteriyor. Ekonominin boyu kısalıyor, kamburu gittikçe çıkıyor. Dış kaynak ile büyüdüğü için, yabancılar çekildiklerinde döviz kuru şoku yaşanıyor.

Ekonomik bünyedeki kırılganlığı üç gösterge ile izlemek mümkün.
-Dış sermaye girişi,
-Büyüme hızı,
-Cari açık.
Ekonomimiz dış sermaye girişi ile büyüyor. Dış sermaye, borç yükünü çevirmek, üretimi sürdürmek, tüketim kredisi için gerekli. Girişte aksaklık olmasın diye döviz kuru düşük tutuluyor.

Düşük kur, dışarıdan gelen sermayeye güvence veriyor ama ithalatı, daha çok ithalatı cazip kılıyor, ihracatı ise ya caydırıyor ve/veya ithalata bağımlı hale getiriyor. İhracatçılar, artan oranda ithal girdi kullanarak ihracat yapıyorlar ve buradan Türkiye’nin 150 küsur milyar dolarlık ihracatı olduğu görünüyor, 240 milyar dolarlık ithalat gözardı edilerek. Sonuçta cari açık; 2011’de 77 milyar doları, küçülmeye rağmen, 2012’de 50 milyar doları buluyor.

Bu durumda frene basılıyor ve büyüme hızı bir önceki yılın yüzde 8,5 büyüme hızından yüzde 2’lere düşürülüyor. Ekonomi büyümediği yıllarda bile sermaye girişine kapılar açık tutuluyor. Borç para ile döviz rezervlerine takviye yapılıyor,

IMF, özellikle küresel krizle birlikte, kırılganlık göstergelerinden oluşan bir test geliştirdi. Ülkelerin durumu bu teste tabi tutuluyor. Kısa vadeli borçlar, kamu borçları, ülkenin milli geliri ile oranlanıyor, hanehalkı yani aile borçları, kullanılabilir gelirlere oranlanarak ne kadar yük üstlenilmiş, risk alınmış, bunlara bakılıyor. Türkiye, test sonucu, en kırılgan birkaç ülke içinde.

Bunun için üretmek gibi bir aktivite yerine, ithal edip tüketmek yolu seçiliyor. Üreten, döviz kazandıran değil, harcayan, tüketen bir ekonomi sonuçta zayıf düşüyor. Ekonomik yapı en küçük basınçlara karşı dayanıksız hale geliyor. Bunun için de, yüksek dolaylı vergiler ve özelleştirmelerle bu durum telafi edilmeye çalışılıyor.

Ekonomide Gelişme:Kredi Kartı Sayımız 54 Milyona Ulaştı!

Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) nın verilerine göre 2012 yılında toplam kredi kartı sayısı yüzde 6 oranında artış göstererek 54 milyon adede ulaşırken, banka kartı sayısı yüzde 11 oranında artış ile 91 milyon adede ulaştı.
BKM verilerine göre 2012 yılı, kartlı ödemelerin sağlıklı büyümesini sürdürdüğü ve daha yaygın kullanıldığı bir yıl oldu. Kredi kartlı ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasında önemli yer tutan POS cihazı sayısında 2,1 milyon adet oldu. Böylece Avrupa’da lider konumunu sürdürdü.
2011 yılı verileri ile karşılaştırıldığında, kredi kartı sayısı yüzde 6 oranında artarak 54 milyon adede ve banka kartı sayısı yüzde 11 oranında artış ile 91 milyon adede ulaştı. Yılın tamamında kredi kartları ile yapılan alışveriş tutarı yüzde 25 oranında artışla 332 milyar lira olurken, banka kartlarında yüzde 36 oranında artarak 16 milyar lira olarak gerçekleşti.
2011 yılında bu rakamlar kredi kartları için 266 milyar lira iken, banka kartları için 12 milyar lira idi. Yine BKM’nin verilerine göre, 2012 yılında banka kartları ile gerçekleştirilen ödemeler, 2006 yılına göre 10 kat arttı.
2012 yılında her yedi kartlı ödemeden biri banka kartı ile gerçekleştirilirken, tüm kartlı ödemelerde işlem başına 124 lira tutarında alışveriş yapıldı.

BKM’nin verilerine göre, 2012 yılında gerçekleştirilen kartlı ödemelerde en çok işlem yapılan sektörler arasında, yüzde 29 oranıyla market alışverişleri ilk sırada. Bu sektörü yüzde 12 oranı ile giyim ve yüzde 11 oranı ile akaryakıt alışverişleri takip ederken, dördüncü sırayı yüzde 9 oranı ile yemek ödemeleri aldı. En çok alışverişin yapıldığı market, giyim ve yemek ödemelerinde ortalama işlem tutarının 100 liranın altında olduğu dikkat çekmekte.

2012 yılında gerçekleşen kartlı işlemlerin yüzde 8’inde, kart sahipleri taksit imkanından faydalandı. Taksitli işlem oranının en yüksek olduğu sektör ise her 10 alışverişten 3’ünün taksit ile yapıldığı giyim ve aksesuar oldu. Taksitlendirilen tüm işlemlerde, ortalama işlem tutarı ise 415 lira oldu.
2012 yılında, internetten yapılan kartlı alışverişler, yüzde 34 oranında artış göstererek, 31 milyar lira tutarına ulaştı. 2011 yılında bu rakam 23 milyar lira tutarında idi. BKM verilerine göre 2012 yılında, toplam 54 milyon adet kredi kartının, 19 milyon adedi ile internetten alışveriş yapıldı.
BKM verilerine göre, 2012 yılında, 35 lira ve altındaki ödemelerin şifre girilmeden hızlı biçimde tamamlanmasını sağlayan temassız ödeme özelliğine sahip kartların kullanımı arttı. 2012 yılı sonu itibariyle, kullanımdaki 54 milyon kredi kartının yüzde 16 oranındaki bölümünü temassız ödeme yapabilen kartlar oluşturdu.

BKM verilerine göre, kartlı ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasında önemli yer tutan POS cihazı sayısı artışı, 2012 yılında yüzde 8 oranında büyüyerek 2,1 milyon adede ulaştı. Bu rakam ile Türkiye, Avrupa’da en çok POS cihazına sahip ülke olma özelliğini 2012 yılında da sürdürdü.
2012 yılı sorunlu alacak oranlarının azalmasıyla da sektör adına olumlu bir yıl oldu. BKM verilerine göre, bireysel kredi kartlarında, sorunlu alacak oranı 2010 yılını yüzde 8 ve 2011 yılını yüzde 5,9 oranları ile tamamlarken, 2012 yılında daha da azalarak yüzde 5,1 seviyesine kadar geriledi.

Açlık, Yoksulluk ve Gelir Dağılımı

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının, ailelerin gelir durumunu gösteren Aile Yapısı 2011 Raporu yayımlandı. On bin aileye sorularak yapılan anket sonuçlarında ailelerin gelir durumu içler acısı.
Nüfusumuzun 59 milyonu 1.200 TL ve altında bir ücretle geçiniyor.
Türkiye’de her 100 aileden 72’si aylık 1.200 TL’nin altında bir gelirle yaşıyor.
Her 100 aileden 93’ünün aylık geliri 2.500 TL’nin altında. Bu durumda her yüz ailenin 21’inin geliri 1.200-2.500 TL arasında.
Her 100 ailenin 42’sinin geliri 800-1.200 TL aralığında.
Türkiye’nin nüfusu 2012 sonu itibarıyla 75 milyon 627 bin 384 kişi. Bir ailenin ortalama 4 kişi olduğunu kabul edersek yaklaşık 19 milyon aile var diyebiliriz. Bunun yüzde 93’ü yani 17.6 milyon aileye yani 70 milyona düşen gelir aylık 2.500 TL’nin altında.
Her 100 aileden 9’u aylık 400 TL ve altında bir para ile geçiniyor. Bu 1.7 milyon aile ve 6.8 milyon kişi demektir. Nüfusumuzun yaklaşık 7 milyonu 400 TL ve altında bir gelirle geçinmeye çalışıyor.
Geliri 400-1.200 TL arasında olan kişi sayısı 52 milyon kişi. 7 milyonu da eklediğimizde 59 milyon kişi 0-1.200 TL arasında bir gelir ile geçiniyor demektir. En önemli rakam bu. Nüfusumuzun 59 milyonu 1.200 TL ve altında bir ücretle geçiniyor.
Bu parayla insanlar nasıl geçiniyor?
Bu parayla geçinmeye olanak yok. Burada ek gelir devreye giriyor. Kentlerde hane halkının yüzde 14.4’ü ek iş ve gelir elde ediyor. Kırsal kesimde bu oran yüzde 21.4’e çıkıyor.
Kentlerde her 100 aileden 10’u sosyal yardım alırken kırsalda bu sayı 14.8 olarak görülüyor.
Belediyelerden yardım alan çok. İstanbul’da yüzde 40.9 oranında yardım alınırken bu Ankara’da yüzde 82.5 oranına çıkıyor; bu durumda Ankara Belediyesi daha iyi çalışıyor diyebiliriz! İzmir’de bu oran yüzde 41.5
Aşevleri, burs yardımları, zekâtlar ve diğer yardımlar devreye giriyor.
Yaklaşık 59 milyon kişi 1.200 TL aylık ile geçinmeye çalışırken hayırsever kişi ve kuruluşların yardımları ile bu yaşam mücadelesi iyi kötü yürüyor.