Tag Archives: veri

Verilerin Tekilleştirilmesi

Her on yılda dünyadaki veri sayısının ikiye katlandığı söylenir. Başka bir düşünceye göre 2020 yılına kadar dünyadaki toplam veri miktarının 50 kat büyüyeceğine dair tahminler var. Bunca verinin nasıl yönetileceği ve yedekleneceği de ayrı bir merak konusu. Bu konuda en çok ön plana çıkan yöntem isededuplication, yani tekilleştirme. Glasshouse Genel Müdürü Emre Pekar ile bu ilginç teknolojinin detaylarını açıklamış.
Bundan birkaç ay önce Microsoft Başkan Yardımcısı Bob Kelly ile konuşurken laf arasında ilginç bir şey söylemişti. “Bilişimin genelinde en verimsiz kullanılan sistemler depolama ve ağ altyapısıdır.”
Veri yedekleme uzmanlarının neredeyse bütün yaşamı tam da bu iki verimsiz sistemin arasında geçiyor. Bir yanda sistemlerden topladıkları yedeklerin eldeki veri depolama altyapısında mümkün olduğunca az yer kaplamasını sağlamaya çalışıyorlar, bir yandan da ağ altyapısını fazla zorlamadan eldeki verileri uzak lokasyonlarla hızlı bir şekilde aktarmakla uğraşıyorlar.
Bir yanda veri miktarındaki büyüme, bir yanda iş sürekliliği, bir yanda regülasyonlara uyum derken yedekleme sistemlerinin üzerindeki iş yükü de çoğaldıkça çoğalıyor.
Bunun üzerine endüstride ‘deduplication’, yani Türkçe adıyla ‘tekilleştirme’diye bir yöntem ortaya çıktı. Bu iş için özel olarak geliştirilen sistemler, özel veri denetleme algoritmaları derken yöntemin gayet de güzel işlediğini gördüler.
Tekilleştirme, tıpkı Mısır mitolojisinde Seth’in Osiris’i parçalara ayırıp İsis’in bu parçaları birleştirmesi gibi veriyi yedeklerken parçalara ayırıp, daha sonra gerektiğinde bu parçaları birleştirme prensibine dayalı bir teknoloji. Parçalara ayırdığınız verinin sadece değişen bölümlerini yedeklemenize imkan sağladığı için de oldukça verimli. Uygulandığı ortamlarda yedeklenecek veri miktarını onlarca, hatta zaman zaman yüzlerce kat azaltacak ölçüde başarılı sonuçlar ortaya koyuyor.
Günlük yedeklenecek veri kütlesindeki değişimi neredeyse 4 KB’lik kümelere kadar bölebilen bu sistemlerin kurulumu ve işletmesi ayrı bir uzmanlık gerektiriyor. Çünkü günün sonunda bu şekilde parçalanarak aktarılmış herhangi bir yedeği tekrar hayata döndürmek isterseniz, daha önce attığınız tüm adımların farkında olmak gerekiyor.
Tekilleştirmenin işleyişine şöyle bir bakınca, öncelikle yedekleme alanını ve bant genişliğini verimli kullanabilmek için veriyi deyim yerindeyse lime lime doğruyorsunuz. Bu iş o kadar küçük ölçekte gerçekleşiyor ki, gerektiğinde 16 KB’lık bir veriyi 4 KB’lık dört parçaya ayırıp sadece değişen parçayı saklayabilmeniz dahi söz konusu. Bunların bir kısmı makine çıkışında belirleniyor, kimisinin kaydı yedekleme ortamında tutuluyor.
Daha sonra tüm kümenin üzerine veri dilimlerinin nerede tutulduğunu, gerektiğinde nasıl birleştirileceğini gösteren bir harita yerleştiriyorsunuz. Bir de bu sistemin toplam bütünlüğünün kontrol altında tutulması lazım. Olası fiziksel durumlara karşı anlık görüntü alınması, felaket ihtimaline karşılık tüm bunların farklı bir konumda replikasyonu.
Tüm bunlara karşılık kazanç ise azımsanmayacak seviyede. “Örneğin sanal makinelerin neredeyse yarısı birbirinin aynıdır” diyor Pekar. Dolayısıyla 800 – 1.000 adet sanal makinenin olduğu bir ortamda sağlanacak kazanç öyle böyle değil. Birbirine benzeyen 10 tane sunucunuz varsa, birinin yedeğini aldığınızda diğerlerinin önemli bir bölümünü aradan çıkarmış oluyorsunuz

Türk Telekom Fiberde Bölgesel Lider Olacak

Son 7 yılda 13 milyar lirayı aşkın bir yatırıma imza atan Türk Telekom, önümüzdeki dönemde de bir yandan yatırımlarını sürdürürken bir yandan da yeni hizmet ve servislerle müşterilerine ulaşacak.
Bu süreçte kurumlara yönelik yazılımdan veri depolamaya kadar birçok hizmete ağırlık verecek olan Türk Telekom, aynı zamanda fiber dönüşümü tamamlayacak ve bölgenin de bu anlamda lideri olmak için faaliyetlerini yoğunlaştıracak.
Türk Telekom Kurumsal Müşteri Başkanı Mehmet Ali Akarca, “Gerçekleştirdiğimiz yatırımlar, yaptığımız satın almalarla daha geniş bir coğrafyada, daha geniş kapasiteli, daha hızlı hizmet vermek için çalışıyoruz. Çalışmalarımızı buna göre şekillendiriyoruz” dedi.
Gelirlerinin yüzde 30-40’ınin kurumsal taraftan geldiğini, en küçük esnaftan en büyük gruba kadar herkesle çalıştıklarını kaydeden Akarca, veri depolamadan sanal santrale kadar birçok hizmetleri olduğunu anlattı. Akarca, şöyle devam etti: “Türkiye’de 1 milyon işletme var. Bizim 14.3 milyon erişim noktamız var. Abonelerimizin yüzde 13’ü kurumsal aboneler. Kurumlara internet üzerinden, ek bir yatırım yapmadan sanal santral hizmeti veriyoruz. Santral olarak baktığımızda 68 bin kullanıcımız var. Biz altyapıyı kuruyoruz, kurum üye olduğunda özel bir fiber hat çekiliyor. Hat çekildikten sonra bütün santral hizmetini, bilgi yedeklemelerini alabiliyor.”
Bu hizmetteki hattın güvenlik problemlerine de kapalı olduğunu sözlerine ekleyen Akarca, “Müşterilerden fatura bilgilerine kadar her türlü veri korunuyor. Amacımız bu hizmeti daha fazla kuruma vermek. Herkes benzer hizmetleri verebilir ama önemli olan hizmeti veren firmanın ve sisteminin ne kadar güvenilir olduğu. Bizim en büyük avantajımız 81 ilde olmamız ve uçtan uca kendi şebekemiz üzerinde hizmet vermemiz” değerlendirmesini yaptı.
Fiberin gelişmesinin birçok pazarın da büyümesini ve istihdamın artmasını tetiklediğine dikkat çeken Mehmet Ali Akarca, “Yeni şebekeler aynı zamanda sağlık hizmetleri, eğitim ya da kamu hizmetleri gibi kilit öneme sahip sektörler için de fırsatlar sunuyor. Örneğin muhasebe. ABD’de 50 dolara doldurulan beyannameler Hindistan’da 10 dolara dolduruluyor. Türkiye’de de böyle iş modelleri oturmaya başlayacak” dedi. Altyapıyla birlikte on line içerik sektörünün de gelişeceğini anlatan Akarca, “Fiber internet artık konutların değerini artıran bir kriter haline geldi. Yeni konut projelerinde fiber internet altyapısı aranan özellikler arasına girdi. Proje kapsamına fiber interneti de ekleyen inşaat firmalarının projelerinin değerleri artıyor. İleride daha akıllı evler, şehirler ve ülkeler göreceğiz” diye konuştu.
Saatte 9 kilometre fiber döşediklerine değinen Mehmet Ali Akarca, dünyanın en hızlı fiber dönüşümlerinden birine imza attıklarını vurguladı. Akarca, “2012 sonu itibarıyla Türkiye’deki fiber optik kablo uzunluğumuz 168 bin kilometreye ulaştı. Toplam fiber kapasitemiz ise 195 bin kilometre. 1.9 milyon hanenin kapısına fiber gitti. Ana omurga oluştu. Artık kılcal damarlara giriyoruz. Türkiye’nin dijital dönüşümünde aktif rol alıyoruz ve almaya da devam edeceğiz. Artık Türkiye’den dünyaya hizmet verir noktaya geliyoruz” dedi.
Avrupa Eve Kadar Fiber İnternet Konseyi (FTTH Council Europe) için hazırlanan 2012 yıl sonu raporunda Avrupa Birliği’ne üye ve aday 39 ülkedeki fiber pazarıyla ilgili verileri geçtiğimiz günlerde açıklandı. Rapora göre 2012 yılında Türkiye, fiber internette 1 milyonun üzerinde hane erişimine sahip ülkeler arasında hem fiber hane erişimi hem de fiber abone sayısındaki artışla birinci sırada bulunuyor.