İSVİÇRE’NİN İNCİSİ LUZERN

Originally posted on Durma Gez:

???????????????????????????????Luzern Gezi Rehberi

28 Temmuz 2014, Pazartesi

İsviçre’ye ikinci seyahatimde Zürih dışına daha fazla çıkıp diğer şehirleri de keşfetmek istiyordum. Bunun için de yakından başlamayı düşündüm. Daha seneler öncesinde İsviçre ile ilgili araştırmalar yaparken Luzern’in su içinden füze gibi yükselen kulesinin görüntüleri beni çok etkilemiş, bende bu gizemli şehri ziyaret etme isteği doğmuştu. Kısmet bu sefereymiş.

Luzern, Zürih’ten sadece 50 km uzak olduğu için günübirlik bir gezi için gayet uygun. Trene atlayıp İsviçre’nin etkileyici ve zarif şehri Luzern’e doğru yola koyuldum.

Orijinali görüntüle 1.849 kelime daha

Isı Pay Ölçer Nedir ? Pay ölçer taktırmamanın cezası var mı?

Originally posted on fatosaltintas:

Merkezi sistem ile ısıtılan konutlarda her radyatöre monte edilerek bireysel bazda tüketim değerlerini kaydeden ısı payölçerler, dairelerin gerçek tüketim değerlerine göre gider paylaşımı yapılabilmesini sağlar.

Cihazlar, monte edildikleri radyatorlerin ısıl gücüne gore programlanır ve işletime alınan ısı payölçerler, tüketim değerlerini okuyucuya RF sistemi ile uzaktan iletirler..
Isı pay ölçer merkezi ısınma sistemlerinde kullanılan paylaştırma metodudur. Diğer bir adı ile “Isı Pay Ölçer” olarak adlandırılan cihazlar yardımı ile yakıt giderleri kullanım oranına göre paylaştırılır.

Isı pay ölçer nasıl çalışır?
Isı pay ölçer elektronik bir cihaz olup her petek grubuna 1 adet cihaz bağlanarak peteğin dönem içinde ne kadar
kullanıldığını tespit eder.

Isı pay ölçer taktırmamanın cezası var mı?
Enerji Verimliliği Yasası ile Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik gereğince, 2 Mayıs 2007 tarihindeki merkezi veya sıcak su sistemine sahip mevcut binalar için 2 Mayıs 2012 tarihi ‘Isı Pay Ölçer’ denilen sistemin…

Orijinali görüntüle 123 kelime daha

Romanya İzlenimlerim – Büşra Kalkan

Originally posted on Küresel Gelişim Ve Etkileşim Topluluğu:

Avrupa Gönüllü Hizmeti kapsamında Romanya’da bulunan üyemiz Büşra Kalkan izlenimlerini sizinle paylaştı:

büşraÖncelikle tüm takipçilerimize merhaba demek istiyorum. Romanya tecrübelerime geçmeden önce AGH hakkında kısa bir bilgi vermek isterim. AGH-Avrupa Gönüllü Hizmeti, (EVS – European Voluntary Service), 18-30 yaş arası gençlerin tercihen Avrupa ülkelerinden birinde 1-12 ay süreyle kamu yararına projelerde gönüllü olarak çalışmasını ve bu yolla kendini geliştirmesini, Avrupalılık bilincini edinmesini amaçlayan bir AB Gençlik Programı’dır.
AGH’den haberdar olmam arkadaşlarım ile gerçekleştirdiğim sohbetler vesilesiyle oldu. Yaptıkları güzel etkinlikler, yaşadıkları farklı tecrübeler beni de severek bu oluşumun bir parçası olmaya heveslendirdi. Henüz ailemle bile bunu paylaşmadan önce soluğu bu konuyla ilgilenen değerli hocalarımın yanında aldım. Onlar da bu tecrübeyi yaşamamı tavsiye ettiklerinde ben de gönüllü olma hususunda kararımı verdim. Projeye başvurum ve kabulüm arasında heyecanlı bir ay geçirdim. Açıkçası bu kadar erken beklemiyordum projemin kabulünü. Yapmam gereken çok iş vardı. Öncelikle ailemi bilgilendirmeli ve rızasını almalı sonrasında ise bununla alakalı…

Orijinali görüntüle 576 kelime daha

Görüp de Geçtiğimiz İstanbul

Originally posted on İnsanlik Hali:

Çıkmaz sokakları, yıkıntı halindeki evleri, ihtişamlı sarayları, apartmanların arka pencerelerinin baktığı avluları ile, bu şehirde keşfedecek ne çok şey vardı! İstanbul iç içe geçmiş diyarların merkeziydi belki. Şehrin daracık eski sokaklarını dolaşırken bir solucan deliğinden girip diğerinden çıkabiliyorduk. Solucan delikleri yüzünden paylaşılamıyordu bir türlü. Çünkü mekan değiştirirken insan kendi kimliğinden de özgürleşiyordu. Kim olduğunun önemi kalmayınca mutluluk kendiliğinden geliyordu.

Saklambaç, Defne Suman

Natali Avazyan'ın arşivinden Natali Avazyan’ın arşivinden

Lisedeyken bir Pazar öğleden sonrası tiyatro çalışmasından sonra kafamıza göre bir otobüse binip, aklımızın estiği bir durakta inmiştik. Daracık sokaklarda, karanlık geçitlerde, ihtişamlı ve tarih kadar eski binaların arasında gezindiğimiz bence pek büyülü o bahar gününün sonunda annemlere o gün Karaköy’ü keşfettiğimizi söylediğimde çok gülmüştü. Karaköy’ün ara sokaklarının onun için artık bir esrarı yoktu. Bizim bakir gözlerimize mucize misali görünen ayrıntıların, bir anda karşımıza çıkan bir avlunun, bir çeşme köşesinin, merdivenlerle kesiliveren bir sokağın yüreğimizde yarattığı kıpırtıyı o çoktan unutmuştu.

O gün otobüsten inip…

Orijinali görüntüle 835 kelime daha

Işık Dağı Doğa Yürüyüşü (Light Mountain Nature Walk, Kızılcahamam, Turkey)

Originally posted on Mehmet Murat ildan Gezi Yazıları (Travel & Hiking Blogs):

375

2015 yılının 22 Şubat Pazar günündeyiz. Karlı geçen bir haftanın ardından nihayet güneş açtı ve “güneş insanları” olarak bundan mutluluk duyduk. Ufukların açık, göklerin mavi olmasına alışık bizler için elbette en ideal hava açık ufuklu mavi göklerdir! Bugün zirve öncesi alt rakımlarda neredeyse yaprak kımıldamıyordu; rüzgârsız ve güneşli bir gündeydik. Bu haftaki etkinliğimiz kışın karın bol olduğu Işık Dağı zirve çıkışıydı. Yaklaşık bir aya kadar kış tümden bitecek (teorik olarak!) ve o yüzden kışın olağanüstü güzelliklerinden az ya da çok yararlanmak gerek; baharı özlemek için kışın üşümek gerek; incinin değerini en iyi çamuru tanımış olanlar bilir! Donacaksın ki sobanın o harika sıcaklığını harika bir şekilde yaşayasın! Güneşle karın bir araya geldiği etkinlikler büyülüdür ve bugünkü de bir istisna değildi. Günün geçmişini kısaca inceledikten sonra yazıma resmi olarak başlayacağım.

ildanisikdagi

Bundan tam 227 yıl önce bugün Arthur Schopenhauer doğmuştu. Alman milletinin dünyaya armağan ettiği önemli filozoflardandır ve aynı zamanda yazardır. Bir…

Orijinali görüntüle 1.722 kelime daha

ŞİRKETLERİN DÜNYANIN EN HIZLI BÜYÜYEN KENTLERİNDEKİ YATIRIM VE BÜYÜME SIRLARI

Originally posted on Optimist Kitap:

Los_Angeles_City_Hall_and_sister_cities

Kentler büyümek ve zenginleşmek ister. Şirketler de öyle… Ve bu ikisinin (kentlerin ve şirketlerin) kaderleri birbirlerine sıkı sıkıya bağlıdır.

Kentlerin sosyal yaşamı hakkında çok şey yazılıp çiziliyor ancak ekonomik yaşamları hakkında pek bir şey söylenmiyor. Oysa uygarlık tarihi boyunca ilk kez kentleşmiş bir dünyada yaşıyoruz. Yani dünya nüfusunun yüzde 50’sinden fazlası artık kentlerde yaşıyor ve kentler dünyadaki toplam GSYİH’nin yüzde 80’ini üretiyor.

Dolayısıyla bir kentin ekonomisi, küçük işletmeleri, KOBİ’leri, büyük yerel şirketler ve çokuluslu şirketleri kendine çekebilmesine ve elinde tutabilmesine bağlı. Kentlerin büyümesini sağlayan en önemli yatırımcılarsa çokuluslu şirketler.

Çokuluslu Şirketler Yatırım Yapacağı Küresel Kentleri Nasıl Seçer?

Dünyadaki ekonomik aktivitenin yeni bir rota izlemeye başladığı günümüzde orta ve büyük çaplı çokuluslu şirketler, ürün ve hizmetlerini nerede satacaklarına çok iyi karar vermek zorundalar. Yurtiçi pazarlarında, merkezlerin, bölge ofislerinin nerelere kurulacağı, üretim, dağıtım ve satış faaliyetlerinin nerelerden yönetileceği dikkatle belirleniyor. Bu süreçte, doğru kenti seçmek büyük önem taşıyor, çünkü kent avantajı, şirketler…

Orijinali görüntüle 227 kelime daha

İş Dünyasında İknanın Önemi

Originally posted on İK Amatörü:

akademi34,5

Robert Cialdini’nin İknanın psikolojisi kitabında 6 maddelik bir yönerge sunmaktadır. Bu yönergeler uluslararası geçerliliği olan faktörler olduğu için ikna biliminde bu maddeler üzerinden incelenmektedir. Ben yazımı bu kitaba veya kanıtlanmış 6 madde üzerinden yazmayacağım.  Ben ikna üzerine kendi görüşlerimi ve tespitlerimi sizlerle paylaşacağım.

İknayı etkileyen evrensel prensipler

  1. Karşılık yaratmak
  2. Azlık
  3. Otorite
  4. Tutarlılık
  5. Beğeni
  6. Toplumsal kanıt

İkna ve Güven

Aslında ikiz kardeş gibidir. İknanın temelini oluşturan kodların içerisinde güven bulunur. İkna olduğunuzda aslında güven duymuş olursunuz. Bunu bir müşteri gözüyle incelerseniz, reklamdaki ifadelere güven duydunuz ve o ürünü almaya ikna oldunuz.

Pazarlamadan, insan kaynaklarına her departmanın ve hatta hayatın her perdesinde ikna iletişimin anahtarı olmuştur. Arkadaşlık kurmak için bile karşınızdakini ikna etmeniz, ona güven aşılamanız gerekir. Gelmiş geçmiş ilk pazarlamacı şeytan, Havvaya yenmemesi söylenen elmayı yemeye ikna etmiştir. Gelmiş geçmiş en büyük pazarlamacı da annelerdir. Çocuğa ıspanak, brokoli ve hatta brüksel lahanası yedirebilen bir yetenek ikna ve güven gücünü kullanır.

havva elmaHer…

Orijinali görüntüle 188 kelime daha