Monthly Archives: Nisan 2014

Şehrin Göbeğinde Yemyeşil….

yaz-gi

Yeşilist çok sevdiğim bir blog, geçtiğimiz günlerden; Ece Doğan’ın güzel yazısını sizler için paylaşmak istedim.Hepimizin çevresinde böyle parkurlar var,düşünelim, yazalım paylaşalım istedim. Tüm doğa severlerden bekliyorum, her nerede olursanız olun, böyle bir parkur yazısını keyifle paylaşalım. Sevgiler sevgiler…
345534543

Şehrin göbeğinde yemyeşil bir haftasonu parkuru
28.02.2014 – Ece Doğan
Malum, hava sıcaklıkları mevsim normallerinin oldukça üzerinde gidiyor. Kışı pek sevmeyenler için bu durum sevindirici olurken, aslında durumun ciddiyeti ortada. Şubat ayının ortasında baharı yaşarken, doğa da bu duruma nasıl adapte olacağını şaşırıyor, kışı unutup o da bahar gibi davranmaya başlıyor. Biz de dedik ki madem durum bu, çıkalım sokaklara, erken baharın biraz tadını çıkaralım. Malum, böyle giderse, gerçek baharda belki de bu sefer sıcaktan evlerimizden çıkamayacağız.

Aşağıda sizler için, hem keyifli bir yürüyüş yapıp hem de yerel lezzetlerin tadını çıkarabileceğiniz güzel bir parkur belirledik. Buyurunuz… Keyifli yürüyüşler!

Parkurumuz Yıldız Parkı’ndan başlıyor. Yıldız Parkı şehrin tüm yoğunluğunun ve karmaşasının ortasında tam anlamıyla…

View original post 536 kelime daha

Seyahatlerde Görülen Hastalıklara Karşı Önlemler!

28 Nisan 2014 Bu haber 33 kişi tarafından okunmuştur.


seyahatlerde-gorulen-hastaliklara-karsi-onlemlerDünyada ulusal ve uluslararası trafiğin artması ile birlikte seyahatle ilgili hastalıklar da giderek artan bir şekilde görülmekte ve günümüzde önemli bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Dr. Nermin Etiz

Mikrobiyoloji Uzmanı

Gerek iş gerekse tatil amacıyla yapılan seyahatler için alınacak basit önlemler ile seyahat hastalıklarını azaltmak hatta sıfırlamak mümkün olacaktır. Ülkelerde görülen enfeksiyonların yanı sıra, bu enfeksiyonları önlemeye yönelik hangi aşıların zorunlu, hangi aşıların genel ya da risk durumunda önerilen aşılar olduğu da Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenmektedir.

Seyahate Çıkmadan Aşı Yaptırmayı İhmal Etmeyin!

Enfeksiyon hastalıklardan korunmak için önerilen aşı ya da aşılar mutlaka seyahatten önce (seyahate çıkmadan en az birkaç ay önce) yapılması gerekmektedir. Çünkü aşılanmış kişilerde bağışıklık yanıtı genellikle 3-4 haftada ortaya çıkmakta, kişinin bağışık durumuna, aşıya ve aşının dozuna bağlı olarak bu süre değişmektedir.

Seyahatte Görülebilecek Hastalıklar İçin Aşı Listesi:

Hepatit A

Hepatit B

Polio, Difteri

Tetanoz

Tifo

İnfluenza (grip)

Pnömokok

Kızamık – Kızamıkçık – Kabakulak

Suçiçeği

Kolera

Kuduz

Şarbon

Veba

Tüberküloz

Meningokok

Sarıhumma

Meningokoksik menenjit aşısı ve sarıhumma aşısı zorunlu aşılar olup, seyahate çıkmadan evvel (en az 10 gün önce) mutlaka yapılması ve belgelenmesi gerekmektedir. HepatitA, Hepatit B, Polio, Difteri, Tetanoz ve tüberküloz aşıları ise herkese önerilmektedir. Diğer aşılar ise, gidilecek ülkedeki riske göre önerilen aşılardır.

DSÖ, ülkelerde ortaya çıkan enfeksiyonlar ve önerilen aşılarla birlikte, gidilecek ülkede görülen enfeksiyonları da önleyebilmek için proflaktik anti-infektif ilaçların başlanması gerektiğini bildirmektedir. Örneğin halen pek çok Sahra-altı Afrika ülkesinde sıtma (Plasmodium falciparum) görülmekte ve bu nedenle bu ülkelere gideceklere mutlaka seyahat öncesi anti-malaryal tedaviye başlanması gerektiği vurgulanmaktadır.

Aşı ile Birlikte Hijyen Kurallarına da Dikkat Edilmeli!

Bilinmesi gerekir ki, seyahat sağlığı açısından enfeksiyon hastalıklarından korunmak için sadece aşılanma ve proflaktik ilaç kullanımı yeterli değildir. Aynı zamanda her zaman olduğu gibi genel sağlık kuralları ve kişisel hijyen kurallarına tam olarak uyulması da çok büyük önem arz etmektedir.

Sonuç olarak, seyahat eden kişilerin enfeksiyon hastalıkları yönünden sorunsuz seyahat edebilmeleri için gidilecek ülkeyle ilgili enfeksiyonlar hakkında bilgi almak ve önerilen/zorunlu aşıları yaptırmak için seyahate çıkmadan en az 4 – 6 hafta önce sağlık merkezlerine veya seyahat danışma merkezine başvurmaları gerekmektedir

Stres şişmanlatıyor

Çalışan Bağlanmak İster

İK Amatörü

Herhangi bir insan kaynakları konferansına katıldığında karşılaşacağın muhtemel bir konudur çalışan bağlılığı. Çok zordur. Zor olduğuna inandırılır.

Peki esasında gerekli midir? Yani olmazsa olmaz mı? Olmasa dahi olur. Bilen bilir ki sistemini bu şekilde inşa etmiş kurumlar da vardır. Çalışan ile kurumu bütünleyen temel bir kültür yaratmak için çaba sarfeden şirketler tam aksine, bağlılık meraklısıdır.

pack02_e_cores

Bu çalışan kişi niye bağlanmıyor bu şirkete? Yani imkansız ise neden isteniyor? Gelelim işin çuvaldız kısmına. Şirket çok mu masum? Dışarıdan öyle görünüyor. Masumdan ziyade bir hatası var elbet. Peki ne olduğunu araştırdı mı? Tek kelimeyle Hayır. Neden net konuştuğum malum. Çünkü şirketler çalışan konusunda iş işten geçtikten sonra adım atmaya odaklı. Halbuki ön görülü, bakış açısı farklı bir yöneticinin ilk yapacağı hamle çalışan bağlılığını tesis etmektir. Burada anlaşılması güç olan konu bağlılığını yitirmiş çalışanı nasıl bağlarızdan ziyade, varolan bağı nasıl güçlendiririz olmaktadır. Kimse sorunun kaynağını çözmekle zaman kaybetmek istemiyor. Aristo mantığıyla akışına bırakmışlar. Giden…

View original post 167 kelime daha

Lisanssız üretimde güneş başvuruları 345 MW’a ulaştı

 

Yingli Solar Türkiye Müdürü Uğur Kılıç, katıldığı çeşitli konferans ve panellerde güneş enerjisi açısından dünya ve Türkiye gündemini değerlendiren açıklamalarda bulundu. Türkiye’de lisanssız elektrik üretimi başvurularında güneş enerjisinin toplamda 345 MW seviyesine geldiğini söyledi.

Uğur Kılıç Yingli Solar’ın sahip olduğu üç adet AR-GE laboratuvarında güneş paneli hücrelerinin verimliliğini artırmak ve hammadde fiyatlarındaki artışa rağmen silikon dışı hammaddelerde maliyetleri düşürmek için çalışmalar yaptıklarını belirtti.

Merkezi Çin’de bulunan, 2012 ve 2013 yıllarını dünya pazar lideri olarak kapatan dünyanın en büyük güneş paneli üreticilerinden Yingli Solar Türkiye Müdürü Uğur Kılıç, Solarpraxis tarafından düzenlenen PV Elektrik Santralleri (PV Power Plants) Konferansı ve İhlas Fuarcılık tarafından düzenlenen SOLAREX 2014 Fuarı’na konuşmacı olarak katıldı.

Yingli Solar’dan AR-GE’ye büyük yatırım

Yingli Solar’ın AR-GE laboratuvarlarında panel verimliliğini yükseltmek amacıyla güneş hücrelerinin verimliliğini artırmaya yönelik testlerin devam ettiğini sözlerine ekleyen Uğur Kılıç şöyle konuştu:

“Verimlilik artışı panel satın alanların panellerin “toplam sahip olma” maliyetlerini de düşürmeyi sağlıyor. Yingli’nin 2020 yılında panellerde elde etmeyi hedeflediğimiz verimlilik rakamları poli kristalinde yüzde 20 üzeri, mono kristalinde yüzde 25 seviyelerine ulaşmış durumda. Dolayısıyla aynı metre kareye sahip bir panelden bundan 5 yıl sonra 15-20 watt daha fazla bir çıkış gücü alabilmek imkanına sahip olacağız.”

Türkiye’de güneşin 2030 hedefi 15 GW

Yingli Solar Türkiye Müdürü Uğur Kılıç panelde yaptığı konuşmada Türkiye’nin 2030 yılında toplam elektrik üretiminin en yüzde 50’sinin yenilenebilir enerji kaynaklarından üretmeyi hedeflediğini, bu yüzde 50 kısmın yüzde 10 seviyesindeki bölümünün ise güneş enerjisinden sağlanması hedeflendiğini anlattı.

357 şirketten 585 proje başvurusu yapıldı

Uğur Kılıç bu kapasitesinin ise yaklaşık 15 GW kadar bir rakama tekabül ettiğini belirterek, “12 Mayıs 2014 tarihinde Elazığ ve Erzurum bölgesi için toplamda 13 MW’lık bir kapasite için yarışmanın 12 Mayıs tarihinde yapılacağı duyuruldu. Bu yıl için bu yarışmanın güneş enerjisi sektörü için güzel bir başlangıç olacağını düşünüyorum. Fakat mevcut 600 MW’lık sınırlama ile potansiyeli karşılaştırdığınızda karşımıza müthiş bir fark çıkıyor karşımıza. Hedeflere ulaşmak için daha hızlı hareket etmemiz gerekiyor. Yaklaşık 9 GW’lık bir başvuru mevcut, bunun sadece 600 MW’ı lisansa dönüşecek. 357 şirket 585 adet başvuruda bulundu, dile kolay” diye konuştu.

AKILLI BİNAM

Eğitim Kalitesinde 91. Sıradayız

 

Dünya Ekonomik Forumu 2014 Global Bilgi ve Teknoloji raporunu yayınladı. Raporda Türkiye’nin internet kullanımı ve teknoloji açısından durumu hakkında fikir verebilecek önemli bilgiler mevcut.

EĞİTİM KALİTESİNDE 91. SIRADAYIZ

Türkiye son teknoloji araçlarına ulaşımda 44. sırada yer alırken, eğitim sistemi kalitesiyle 91. sırada yer alıyor. Türkiye hükümeti, kanun yapma etkinliği 19. sırada çıkarken; yargı bağımsızlığı ile 85. sırada yer alıyor. Türkiye ayrıca vergi oranları sıralamasında 82.; yerel rekabetin yoğunluğu açısından ise 15. sırada yer alıyor. Hükümetlerin teknoloji satın alımı konusunda Türkiye diğer ülkeleri geride bırakarak 23 sırada, internet kullanan bireylerin sayısında ise 73. sırada yer alıyor.

TÜRKİYE OKURYAZARLIK ORANINDA 67. SIRADA

Türkiye, mobil kapsama alanı konusunda ise 27 ülke ile birinciliği paylaşıyor, internet güvenliği açısından ise 48. sırada. Matematik ve Fen bilimleri açısından olumsuz bir karne sergileyen Türkiye 101. sıraya yerleşmiş durumda. Okur-yazarlık oranında ise 67. sırada yer alıyor.

Türkiye sosyal medya kullanımında ise 148 ülke arasında 61. sırada yer alıyor. Okullarda internet erişimi konusunda 63. sırada bulunan Türkiye, E- devlet servisleri konusundaysa 73. sırada. Genel olarak rapora bakıldığında ise teknoloji konusunda en başarılı ülkelerin, Singapur, Finlandiya, Yeni Zellanda ve Japonya olduğu görülüyor.

fabrika durağı – Attila İlhan

gelin canlar

ATTİLA İLHAN FABRİKA DURAĞI

dün akşam bütün yüzünle bana doğru eğilmiştin
gözlerin hüzünle doluydu güya beraberdik
öptüm ki sen değilmişsin büyük yalnızlığımmış
yalnızlığımı emziren korkunç karanlığımmış
dün akşam yeniden ıhlamurlar boyunca gittim
yine yoldan çingeneler geçiyordu

öksüz bir cıgara gibi iki nefeste bitirdik
sonuna geldik birlikte başladığımızın
üfledik birer birer ışıklarını söndürdük
haziran gecesi içindeki aşkımızın
karanlıkta kaldık yalnızlıkta kaldık
istanbul çığlık çığlık ter döküyordu

gökyüzü en karanlıktı sonra gözlerin
fabrika durağı’ndaki bayram yerinde
lâcivert saçlı kürtlerin sonra devrilmişliği
yumruk kadar yürekleriyle sonra çocuklar
sonra niyet çeken askerler karanlıktı
sonra sessiz sedasız sevişen ıhlamurlar

o akşamın eteklerinde iki mahzun çocuktuk
izinli jandarmalar nişan atıyorlardı
atlıkarıncalar gıcır gıcır gülüyorlardı
yorgunluğumuza rağmen adeta mesuttuk
canavar yoksulluğumuzu sanki unutmuştuk
başımızı sokacak evimizin olmadığını
iki yakamızın uç uca gelmediğini
hâlimizi soran olmadığını sanki unutmuştuk
içimizden ebabil kuşları geçiyorlardı

o akşam fabrika durağı’ndaki bayram yerinde
elbirliğiyle bir donanma yaşadık
ıslıklı denizlerin ihtirasını yaşadık
gözbebeğimizdeki kan siyaha dönmüştü
bayramın sonu…

View original post 28 kelime daha